<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Fotokoligiz.BiZ</title>
	<atom:link href="http://www2.fotokoligiz.biz/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www2.fotokoligiz.biz</link>
	<description>Fotoğrafçılık Sanatı , Fotoğraf Severler , Fotoğraf Stüdyoları ve Baskı Merkezleri</description>
	<lastBuildDate>Wed, 17 Feb 2010 09:29:10 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.8.6</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Doğa Fotoğrafları</title>
		<link>http://www2.fotokoligiz.biz/doga-fotograflari/</link>
		<comments>http://www2.fotokoligiz.biz/doga-fotograflari/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 17 Feb 2010 09:29:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Teknikler]]></category>
		<category><![CDATA[doğa fotoğraf yarışması]]></category>
		<category><![CDATA[doğa fotoğrafçısı]]></category>
		<category><![CDATA[doğa fotoğrafları nasıl çekilir]]></category>
		<category><![CDATA[Wild Life]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www2.fotokoligiz.biz/?p=68</guid>
		<description><![CDATA[Doğa, onu oluşturan öğelerin gösterdiği çeşitlilik ve estetik çekiciliğiyle fotoğrafçılara konu olmayı sürdürmüştür. Fotoğrafçıların doğaya olan bu ilgisi doğa fotoğrafının özel bir alan olmasını ve sınırlarını çizmesini de beraberinde getirmiştir. Sözlük anlamı olarak doğa &#8220;insanın ortaya koyduğu kuruluşlar, biçimlerle (kültürle) karşıtlık içinde kendi kendine oluşan, biçimlenen&#8221; şeklinde tanımlanır. Bu tanıma uygun olarak da doğa fotoğrafının [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Doğa, onu oluşturan öğelerin gösterdiği çeşitlilik ve estetik çekiciliğiyle fotoğrafçılara konu olmayı sürdürmüştür. Fotoğrafçıların doğaya olan bu ilgisi doğa fotoğrafının özel bir alan olmasını ve sınırlarını çizmesini de beraberinde getirmiştir. Sözlük anlamı olarak doğa &#8220;insanın ortaya koyduğu kuruluşlar, biçimlerle (kültürle) karşıtlık içinde kendi kendine oluşan, biçimlenen&#8221; şeklinde tanımlanır. Bu tanıma uygun olarak da doğa fotoğrafının konusunu yapay değil, doğal varlıklar oluşturmaktadır. Kültür ürünü olan hiçbir öğe doğa fotoğrafının konusu değildir. Örneğin, buğday tarlaları, koyun sürüleri gibi konular doğa fotoğrafı kapsamında ele alınmaz. Koyun olsun, buğday olsun canlı varlıklardır ama insan tarafından kültüre alınıp yetiştirildikleri için doğal varlıklar değildirler. Bundan dolayı da doğa fotoğrafının konusu olamazlar. Ancak kır manzarası fotoğraflarına konu olabilirler. Doğa fotoğrafının konusu doğal varlıklardır demiştik.</p>
<p>Doğa iki temel bölüme ayrılabilir&#8230;<br />
1. Canlı doğa<br />
2. Cansız doğa</p>
<p>Canlı doğa tüm yabanıl bitki ve hayvan türlerini kapsar. Cansız doğaya ise bulutlar, dağlar, kayalıklar, kumullar, vadiler, kanyonlar, doğal sular (denizler, göller, ırmaklar) gibi öğeler girmektedir. Canlı ve cansız öğeler ayrı ayrı fotoğraflanabileceği gibi bir arada bulundukları kompozisyonlar da oluşturulabilir. Peki bunların arasında insana ve kültür öğelerine hiç mi yer yoktur? Eğer insan ve insana ait öğeler fotoğraf karesinde çok küçük bir yer tutuyorsa, merkezi bir konumda değilse ve gözü rahatsız etmiyorsa hoş görülebilir. Doğa fotoğrafı içinde özgün bir alan vardır ki Yabanıl Hayat (Wild Life) fotoğrafıdır. Bir doğa fotoğrafının yabanıl hayat fotoğrafı olabilmesi için bir veya daha fazla sayıda canlı organizmanın ya kendi doğal ortamlarında ya da uyum sağladıkları doğal ortamlarda görüntülenmeleri gerekmektedir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www2.fotokoligiz.biz/doga-fotograflari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gece Fotoğrafları</title>
		<link>http://www2.fotokoligiz.biz/gece-fotograflari/</link>
		<comments>http://www2.fotokoligiz.biz/gece-fotograflari/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 17 Feb 2010 09:28:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Teknikler]]></category>
		<category><![CDATA[gece fotoğrafları nasıl çekilir]]></category>
		<category><![CDATA[gece işleri fotoğrafçılığı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www2.fotokoligiz.biz/?p=66</guid>
		<description><![CDATA[Gece, gözümüzle gördüğümüz ışık oyunlarını ve çevremizdeki manzaraların yapay ışıklar altında ilginç görünümünü fotograf olarak çekmek her zaman cazip olmuştur. Binaların, anıtların, deniz fenerinin, kalelerin yapay ışıklarla ve bilinçli bir şekilde aydınlatılmış şekli, gündüz görünümünden daha ilgi çekici olmaktadır.
Bunun en önemli nedeni gecenin karanlığından yararlanarak, sadece ışıklandırılmış olan konumuzun ön plana çıkarak konu dışı nesnelerin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Gece, gözümüzle gördüğümüz ışık oyunlarını ve çevremizdeki manzaraların yapay ışıklar altında ilginç görünümünü fotograf olarak çekmek her zaman cazip olmuştur. Binaların, anıtların, deniz fenerinin, kalelerin yapay ışıklarla ve bilinçli bir şekilde aydınlatılmış şekli, gündüz görünümünden daha ilgi çekici olmaktadır.</p>
<p>Bunun en önemli nedeni gecenin karanlığından yararlanarak, sadece ışıklandırılmış olan konumuzun ön plana çıkarak konu dışı nesnelerin karanlıkta kalmasıdır. Bu durumu bazen fotograf sanatçısı kendisi konuya ışık yaparak yaratır. İstenilen açıdan, kontrollü ışıklar vererek, renklerle ve kontrastlıkla derinlikler yaratarak fotografa bir anlam kazandırır.</p>
<p>Fakat gece bir filmi pozlamak da oldukça zordur. Işığın yeterli olduğu gündüz güneşten yararlandığımız durum, gece söz konusu değildir. Ne kadar ışık verirsek verelim, genel çekimlerde yine de filmi ışığa doyurarak, renklerin ve kontrastlığın kontrolü zordur. Işığa duyarlı filmlerin kullanılması da gren problemine neden olacaktır.</p>
<p>Işığa normal duyarlılıkta 100 Asa, 200 Asa değerlerinde filmlerle çalışmak için de, uzun pozlama süreleri ve yardımcı aksesuarlara ihtiyaç duyulur. Bunların başında tripod ve kelepçeler gelir. Fotograf makinesinin kıpırdamadan uzun sürelerde pozlama yapması amacıyla tripod ve kelepçeler yardımıyla sabitlenmesi gerekir.</p>
<p>Fotograf makinesinin sabit kalması haricinde, pozlama süresince konunun da hareketsiz olması şarttır. Fotograf makinesi veya konunun ufak hareketleri bile, konudan yansıyan ışığın, film üzerinde farklı yerlerde pozlanmasına ve iz bırakmasına neden olacaktır. Bu durum çekilen konunun net olmayan bir fotografına neden olur.</p>
<p>Bazen de bu durumdan yararlanarak, fotograf sanatçıları özellikle makineyi hareket ettirerek ilginç görüntüler yakalamışlardır. Veya makinenin sabit olması durumunda, hareketli konuları seçerek özellikle konu üzerindeki ışık veya parlamaların hareketlerini kaydedip, değişik fotograflar yakalamışlardır.</p>
<p>Ağzından ateş çıkan bir akrobat, elindeki meşalelerle hareket eden bir dansçı, otoyolda arabalar, bir uçağın kalkışı, mumla yürüyen bir çocuk veya hayal gücünüze dayanarak sizin düzenleyeceğiniz mizansenler.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www2.fotokoligiz.biz/gece-fotograflari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Manzara Fotografları</title>
		<link>http://www2.fotokoligiz.biz/manzara-fotograflari/</link>
		<comments>http://www2.fotokoligiz.biz/manzara-fotograflari/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 17 Feb 2010 09:26:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Teknikler]]></category>
		<category><![CDATA[Doğal peyzaj fotoğrafları]]></category>
		<category><![CDATA[kapalı havalarda fotoğraf çekimi]]></category>
		<category><![CDATA[manzara fotoğrafı çekmek]]></category>
		<category><![CDATA[manzara resmi]]></category>
		<category><![CDATA[quick shoe]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www2.fotokoligiz.biz/?p=64</guid>
		<description><![CDATA[Manzara fotoğrafları doğa fotoğrafçılığında geniş bir yer tutar ve fotoğrafla uğraşan pek çok kişinin de ilgisini çeker. Güzel bir manzara gördüğümüzde hemen deklanşöre basmayanımız çok azdır.
Doğal peyzaj fotoğraflarına konu olan öğeler: dağlar, göller, akarsular, ormanlar, çayırlar gibi canlı ve cansız öğelerdir. Örneğin, bir göl çevresindeki ormanla ve geri plandaki dağ sıralarıyla tam bir doğal peyzajdır. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Manzara fotoğrafları doğa fotoğrafçılığında geniş bir yer tutar ve fotoğrafla uğraşan pek çok kişinin de ilgisini çeker. Güzel bir manzara gördüğümüzde hemen deklanşöre basmayanımız çok azdır.</p>
<p>Doğal peyzaj fotoğraflarına konu olan öğeler: dağlar, göller, akarsular, ormanlar, çayırlar gibi canlı ve cansız öğelerdir. Örneğin, bir göl çevresindeki ormanla ve geri plandaki dağ sıralarıyla tam bir doğal peyzajdır. Göl yüzeyinin ayna etkisi fotoğrafa çok şeyler katabilir.</p>
<p>Su yüzeyinin veya bulutsuz bir gökyüzünün büyük bir alan kapladığı fotoğraflarda ön plana bir şeyler yerleştirmek yerinde olur. Bunun için bakış noktasını iyi seçenek, ön plana bir çalı, sarkan bir ağaç dalı gibi bir öğe gelecek şekilde bir yer aramak gerekir.</p>
<p>Eğer bir akarsu fotoğrafı çekiyorsak, suyun devingenliğini daha iyi verebilmek için üçayak üzerinde düşük örtücü hızı (1/4 ve aşağısı) kullanmak iyi sonuçlar verecektir. Dağla, devasa yapıları ile fotoğrafçılar için çok çekicidirler. Orta Anadolu&#8217;daki Hasan Dağı gibi sönmüş volkanlar tek başlarına bile bir konu oluşturabilmektedirler. Erozyonun yol açtığı formasyonlar ilginç görüntüler oluşturmaktadır.</p>
<p>Kapalı havalarda ışık film üzerinde soğuk ve mavimtrak bir renge doğru yönelir. Bunu önlemenin yolu kehribar sarısı veya soğan kabuğu rengi diye adlandırılan 81 serisi (81A, 81B, 81C) bir filtre kullanılmaktadır.</p>
<p>Doğal peyzaj fotoğrafçılığında kullanılan objektiflere gelince: Amaca uygun olarak genişten dar açıya kadar her objektif manzara çekimlerinde kullanılabilir.</p>
<p>35 mm SLR sistemde 50 milimetrelik standart objektif manzara çekimleri için çok uygundur. Çünkü bu objektif görüntü kalitesi açısından diğer objektif türlerinden daha üstündür. Ancak manzarayı daha geniş bir açıdan görmek istiyorsanız 35 mm geniş açı objektif sizin için vazgeçilmez olacaktır.</p>
<p>Eğer bir manzarada ön plandaki öğeleri büyüklük olarak abartmak ve perspektifi sonsuza doğru uzatmak isterseniz 28, 24, 20 milimetrelik objektifler amacınıza uygun olacaktır. Genel görünüşten bazı öğeleri çerçeve dışı bırakmak, manzaranın bir kısmını almak isterseniz 105, 135, 200 mm gibi bir tele objektif işinizi görecektir. 300 mm ve daha uzun odaklı tele objektiflerin perspektifi daraltma, nesneleri üst üste bindirme özelliğinden faydalanarak ilginç peyzajlar çekebilirsiniz.</p>
<p>Manzara çekimlerinde üçayak kullanmak her zaman size yarar sağlayacaktır. Profesyoneller ve ciddi amatörlerin bazıları manzara çekimlerinde üçayak kullanırken ufuk çizgisini doğru oturtabilmek için bir su terazisi de kullanırlar. Makinenizi üçayak üzerine zahmetsizce takıp çıkarmak için &#8220;quick shoe&#8221; veya &#8220;quick release&#8221; diye adlandırılan yardımcı malzemeyi kullanabilirsiniz. Bu, iki parçadan ibarettir. Birisi üçayak üzerine diğeri makinenizin altındaki vida yuvasına vidalanır. Biri diğerinin üzerinde kayarak hareket eder ve kilitlenmiş pozisyonda bir &#8220;çıt&#8221; sesi duyulur, bir mandala basarak da tekrar üçayaktan makineyi ayırabilirsiniz. Bu yolla makine üçayak üzerinde kolaylıkla takıp çıkarılabilmektedir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www2.fotokoligiz.biz/manzara-fotograflari/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Makro Fotograf Teknikleri</title>
		<link>http://www2.fotokoligiz.biz/makro-fotograf-teknikleri/</link>
		<comments>http://www2.fotokoligiz.biz/makro-fotograf-teknikleri/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 08 Feb 2010 17:22:24 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Teknikler]]></category>
		<category><![CDATA[Close-Up Fotograflar]]></category>
		<category><![CDATA[Diyafram İle Alan Derinliği Kontrolü]]></category>
		<category><![CDATA[Katlama Lensi]]></category>
		<category><![CDATA[Makro Çalışmaları]]></category>
		<category><![CDATA[Makro Objektifler]]></category>
		<category><![CDATA[Mikro Fotograflar]]></category>
		<category><![CDATA[Ters Çevirme Halkası Reversal Ring]]></category>
		<category><![CDATA[Uzatma Tüpü]]></category>
		<category><![CDATA[Yakınlaştırıcı Mercekler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www2.fotokoligiz.biz/?p=62</guid>
		<description><![CDATA[Fotograf sanatçıları zamanla alternatif fotograf tekniklerine yönelmişlerdir. Değişik filmler kullanarak, baskı şartlarını zorlayarak veya makinelerin mekanik aksamlarını değiştirerek alternatif teknikler ortaya çıkarmışlardır.
Close-Up Fotograflar
Close-up
Close-Up fotograf, konuya yakın plan yapılan çekimleri kapsar. Bir fotografın close-up sayılabilmesi için, konunun film üzerine düşen büyüklüğü 0.1 (1/10) den başlamalı ve giderek büyümelidir. Makro fotoğrafta ise konunun film üzerindeki büyüklüğü 1 [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Fotograf sanatçıları zamanla alternatif fotograf tekniklerine yönelmişlerdir. Değişik filmler kullanarak, baskı şartlarını zorlayarak veya makinelerin mekanik aksamlarını değiştirerek alternatif teknikler ortaya çıkarmışlardır.</p>
<p><strong>Close-Up Fotograflar</strong><br />
Close-up</p>
<p>Close-Up fotograf, konuya yakın plan yapılan çekimleri kapsar. Bir fotografın close-up sayılabilmesi için, konunun film üzerine düşen büyüklüğü 0.1 (1/10) den başlamalı ve giderek büyümelidir. Makro fotoğrafta ise konunun film üzerindeki büyüklüğü 1 (1/1) den yani gerçek büyüklüğünden başlayarak 10 (10/1) a kadar büyümüş olmalıdır. Bundan daha fazla büyütülmüş görüntüler mikro fotoğraf konusuna girmektedir.</p>
<p>Konusu endüstri ürünleri dahil geniş bir alanı kapsar. Close-Up zum objektiflerdeki makro bölümü kullanılarak uygulanabilir. Objektifin konuya en yakın netlik mesafesi 20 &#8211; 25 santimetreye inebilir. Bu yeterlidir. Daha yakın detaylar almak için makro ve mikro aksesuarlarından yararlanılmalıdır.</p>
<p>Close-Up fotograf objenin gerçek görüntüsünün bir bölgesi değildir. insan gözünün göremeyeceği detayları gösteren daha yakın resmidir.</p>
<p><strong>Makro Çalışmaları</strong><br />
Macro</p>
<p>Makro fotograf, konuya yakın plan yapılan çekimleri kapsar. Makro fotoğrafta konunun film üzerindeki büyüklüğü 1 (1/1) den yani gerçek büyüklüğünden başlayarak 10 (10/1) a kadar büyümüş olmalıdır. Bundan daha az büyütülmüş fotograflara close-up, konunun film üzerine düşen büyüklüğü 0.1 (1/10) den başlamalı ve giderek büyümüş, daha fazla büyütülmüş görüntüler mikro fotoğraf konusuna girmektedir.</p>
<p>Makro fotograflar insan gözünün detaylarını göremediği kadar küçük objeleri çektiğimizde ortaya çıkan görüntünün cazibesi ile sıkça kullanılmaktadır. Aksesuarları farklıdır ve sadece bu alanda çalışan fotografçılar vardır.</p>
<p>Yakın plan çekimleri doğa fotoğrafçılığında ayrı bir yeri vardır. Konusunu çiçekler, böcekler, mantarlar, yosunlar, likenler ve çeşitli doğal dokuların oluşturduğu yakın plan fotoğraflar özel ekipman kullanılarak elde edilir. Yeni başlayanlar için yakın plan çekimler sorunlarla doludur.</p>
<p>Makro fotografta önemli olan espridir. Yani çekilen resmin bir esprisi olmalıdır. Mesela bir makro fotograf yarışmasında dünya birincisi olan fotografın konusu kutup ayısının burnuydu. Buradaki espri kutup ayısı kutuplarda yaşar, herkesin kolayca gidemeyeceği bir yer. Kutup ayısı dünyanın en vahşi hayvanıdır, yaklaşmak hele burnunu çekmek cesaret ister. Hayvanı burnundan bile tanırız, bu görüntü yeter esprisidir.</p>
<p>Hareketli bir konu, sabit olmayan bir makine, yavaş bir örtücü hızı ile birleşince ortaya bulanık bir görüntü çıkacaktır.</p>
<p>Yetersiz alan derinliği de en önemli sorundur. Bu nedenle makinenin sabit olması önemlidir. Sehpa kullanmak veya kamerayı sabitlemek gerekir. Bu nedenle makro fotograf çalışmalarında fotograf makinesi haricinde kullanılacak aksesuarlarda önemlidir.</p>
<p><strong>Mikro Fotograflar</strong><br />
Micro</p>
<p>Mikro fotograf, konuya çok yakın plan yapılan çekimleri kapsar. Bir fotografın mikro sayılabilmesi için, konunun film üzerine düşen büyüklüğü 0.1 (1/10) dan daha fazla büyütülmüş olması gerekmektedir. Bu bir fotograf makinesi ve objektifle imkansızdır.</p>
<p>Ancak konu ile fotograf makinesi objektifi arasına mikroskop gibi daha yakın görüntü alınabilecek bir mercek sistemi girmelidir. Bu nedenle uygulaması zordur. Tıp, endüstri katalogları, arkeoloji, kriminoloji gibi alanlarda kullanılmaktadır.</p>
<p>İnsan gözünün görmediği bu boyut bize hep ilginç gelmiştir. Tanıdığımız objelerin mikro fotograflarından ne olduklarını anlamak zordur. Detaylar, doğanın mucizesi olarak tanımlanmaktadır.</p>
<p>Makro Objektifler</p>
<p>Konuyu 1/2 (´ 0.5) veya 1/1 (´ 1) (gerçek büyüklük, life size) oranında büyütebilen çözme gücü çok yüksek, son derece kaliteli ve pahalı objektiflerdir. 50, 105 ve 200mm olmak üzere üç ayrı odak uzunluğunda üretilirler. Nikon firmasının ürettiği 55, 105 ve 200mm objektifler vardır. 55mm objektif 1/2 büyüme sağlar ve bu çiçek çekimleri için genelde yeterlidir.</p>
<p>Ancak böcekleri ve kelebekleri ürkütmeyecek derecede bir aralıkta çalışmak isterseniz, 105 veya 200 mm bir makro objektif kullanmanız gerekir.</p>
<p><strong>Yakınlaştırıcı Mercekler</strong><br />
Close-up Lenses</p>
<p>Filtre gibi objektifin önüne takılırlar. Kalınlıklarına göre büyütme güçleri vardır ve diyoptri değerleri kenarlarında +1, +2 ve +3 şeklinde yazar. Her değer kendinden bir önceki değere oranla iki kat daha fazla büyütme yapar. Tek tek kullanılabildikleri gibi üst üste takılarak da kullanılabilirler. Bu yolla 3/1 e kadar büyütme yapabilirler. Ancak görüntü kalitesinde bozulmalara yol açarlar.</p>
<p> </p>
<p>Fotograf makinesinin netlik alanı dışında kalan yakın mesafelerde çalışabilmek ve net görüntü elde edebilmek için kullanılan merceklerdir. Fotografcılıkta tamamlayıcı mercek olarak da bilinir. Objektifin odak uzaklığını küçültmek amacıyla kullanılır. Objektifin odak uzaklığı küçüldüğü zaman tam netlik ayarı yapabilmek için fotograf makinesinin konuya daha fazla yaklaştırılması gerekir. Bu yakınlaşma konunun görüntüsünün film düzlemi üzerine düşen görüntüsünün büyümesine neden olacaktır.</p>
<p>Özellikle küçük canlılar veya cisimlerle çalışırken detaylar hakkında daha fazla bilgi verebilmek veya detayların fotograflarını çekebilmek amacıyla kullanılır. İnsan boyutları için küçük olan ve gözün genel hatlarını görebildiği küçük nesnelerin görüntülerini çekmemiz için idealdir. Saydamdırlar ve diyaframa etkileri yoktur.</p>
<p>Filtre çerçevesinin yarısı kaplayan close-up filtreler bulunmaktadır ve yakındaki bir cisim ile uzaktaki bir cismin net olarak çekilebilmesine olanak verir. Sadece dikkat edilmesi gereken en önemli unsur filtrenin düz kenarının mutlaka bir çizgiye denk getirilmesi gerekir, aksi takdirde filtrenin düz bölümünün filtre etkisi göstermemesi sonucu resim deformasyonları oluşacaktır.<br />
 </p>
<p><strong>Ters Çevirme Halkası Reversal Ring</strong></p>
<p>Bir tarafı bayonetik, diğer tarafı vidalı bir halkadır. Vidalı kısmın yardımıyla objektif önüne monte edilir. Daha sonra objektif gövdeden ayrılır ve bayonetli kısım ile ters çevrilerek gövdeye takılır. Bayonetli kısım, kullandığınız makine ile, vidalı kısım ise objektifin çapı ile uyumlu olmalıdır. Ters çevirme halkası geniş açılı ve normal objektiflerle birlikte kullanılabilirler, tele-objektiflerle sonuç vermezler.</p>
<p>Objektifin odak uzunluğu ne kadar kısa ise tersten o kadar büyük görüntü verir. Yani ters çevirme halkasıyla kullanılan geniş açılı objektiflerin büyütmesi, normal objektife nazaran daha fazladır. Ancak konu ile normal objektif arasındaki mesafe azalmakta ve net alan derinliği sıfıra yaklaşmaktadır. Geniş açı veya normal bir objektifi ters çevirme halkası yardımıyla bir uzatma tüpüne veya körüğe ters çevirerek monte ettiğinizde büyütme olağanüstü boyutlara erişir.</p>
<p>Eğer körük veya uzatma tüpünüz yoksa ve 1/1 in üzerinde bir büyütme istiyorsanız, bir tane uzun odaklı bir de normal veya geniş açılı objektifiniz olmalıdır. Uzun odaklı objektifi (birinci objektif) gövdeye takar ve kısa odaklı objektifinizi ters çevirip uzun odaklının önüne eklerseniz 1/1 den daha büyük bir görüntü elde edersiniz. İki objektifi yüz yüze birbirine bağlamaya yarayan, her iki tarafı da vidalı olan halkalar üretilmektedir ve bu yolla ikinci objektif birinci objektife ters çevrilerek takılabilir.</p>
<p>Bu işlemi, eğer çift tarafı vidalı halkanız yoksa, elinizle sıkı sıkı tutarak da yapmayı deneyebilirsiniz. Bu yöntemde büyütme miktarını aşağıdaki formüle göre bulabilirsiniz: Bu formüle göre, 50mm objektifi ters çevirerek 100mm objektife eklediğinizde 2/1 (´ 2) oranında bir büyütme elde edersiniz. Bir objektifi ters çevirerek kullandığınızda otomatik diyaframın devre dışı kalacağını da unutmamalısınız.</p>
<p><strong>Katlama Lensi</strong><br />
Extender Lens</p>
<p>Bunlar objektifle gövde arasına takılan lenslerdir. Sadece büyütme işine yararlar. Ancak sonuçta iki lensten oluştuklarından ışık kaybına neden olurlar. Bütün üreticiler kendi gövde ve objektif bayonetlerine göre katlama lensi de üretirler.</p>
<p>Extender lensler 2x, 3x, 4x gibi değerlerde üretilirler. 2x objektifin görüş açısının 2 katına çıkarılması demektir. Yani 50 milimetrelik bir sabit objektife 2x katlama lensi taktığımızda 100mm olur. 35 &#8211; 70mm zum objektife 2x katlama lensi taktığımızda 70 &#8211; 140mm bir zum objektif değerine sahip oluruz.</p>
<p>300mm tele objektifimiz varsa 2x extender lens ile 600mm objektif elde eder ve bir de bu objektifi taşımak zorunda kalmayız.</p>
<p><strong>Uzatma Tüpü</strong></p>
<p>Extension Tube</p>
<p>Bunlar objektifle gövde arasına takılan ve çeşitli kalınlıklarda (4-5mm den 5-10 cm ye kadar) içi boş tüplerdir. Sisteme optik bir ekleme yapmazlar ve bu nedenle görüntü kalitesinde bir kayba neden olmazlar. Tüpün kalınlığı arttıkça ışık geçirgenliği azalmasına karşı elde edeceğimiz büyütme miktarı artacaktır. Ne kadar büyütme elde edeceğimizi, uzatma tüpünün milimetre cinsinden kalınlığını objektifin odak uzunluğuna bölerek bulabiliriz.</p>
<p>Bunu formüle edecek olursak, Uzatma tüplerinin kalınlığı milimetre cinsinden kenarında yazar. Buna göre 25mm bir tüpü 50mm bir objektif ile kullanırsanız 1/2 (´ 0.5) bir büyütme elde edersiniz. Eğer aynı objektifi 50mm bir uzatma tüpüyle kullanırsanız elde edeceğiniz görüntü 1/1 (´ 1) olacaktır.<br />
Bu durumda uzatma tüplü çekimler için şöyle diyebiliriz : Büyütme, tüpün kalınlığı arttıkça veya objektifin odak uzunluğu azaldıkça artar.</p>
<p> </p>
<p>Bundan çıkan sonuca göre uzatma tüpü kullandığınızda geniş açılı (kısa odaklı) bir objektifte, normal 50mm bir objektife oranla daha büyük bir görüntü elde edersiniz. Böcek veya kelebek fotoğrafı çekerken onları ürkütmeyecek kadar bir çalışma mesafesi bırakmanız gerektiğini daha önce söylemiştik. Bunun için uzatma tüpüyle birlikte 135 veya 200mm bir tele-objektif kullanmanız amacınıza uygun olacaktır.</p>
<p><strong>Uzatma Körüğü</strong><br />
Bellows</p>
<p>Uzatma tüpüyle aynı işlevi görür. Gövde ile objektif arasına takılır. Bir ray sistemi üzerinde ileri geri hareket eder ve 10-15 cm uzunluğundadır. Büyütmesi son derece yüksektir (´ 10).</p>
<p><strong>Net Alan Derinliği</strong><br />
Fotografı çekilecek cisme netlik yaptığımızda, bu cismin önünde ve arkasında bulunan cisimlerin net olduğu fakat daha önde ve arkadaki cisimlerin net olmadığı görülür. Bizim çekeceğimiz netlik yaptığımız cisim ve önündeki, arkasındaki net olan cisimleri kapsayan alanın tümüne net alan derinliği denir.</p>
<p>Net Alan Derinliği Hangi Faktörlere Bağlıdır ?<br />
1. Objektif odak uzunluğuna<br />
2. Diyafram açıklığına<br />
3. Objektifin konuya olan uzaklığına</p>
<p>Örnek<br />
Kamera objektifine 7m uzaklıktaki bir konuyu gece az ışıkta çekerken net olduğumuzda diyafram açıklığı 2.8 ise, net alan derinliği az olacaktır. Eğer aynı konuyu aynı şartlarda gündüz, daha çok ışık şiddetinde ve 16 diyaframda çekersek net alan derinliğinin çok daha fazla olduğunu görürüz.</p>
<p>Net alan derinliğini bulmak için aşağıdaki formülü kullanabiliriz. Burada net alan derinliğinin hesaplanması için önce hyperfocal distance yani odak ötesi uzunluğun bilinmesi gerekmektedir.<br />
<img src="http://img220.imageshack.us/img220/5543/alanderinligi02lp2.jpg" border="0" alt="" /></p>
<p>Ys = Öndeki net alan derinliği<br />
Us = Arkadaki net alan derinliği<br />
H = Odakötesi uzunluğu<br />
S = Kameranın konuya olan uzaklığı<br />
F = Objektif odak uzaklığı<br />
TAD = Toplam alan derinliği ( Net alan derinliği )</p>
<p><strong>Diyafram İle Alan Derinliği Kontrolü</strong><br />
Close-Up fotograf çekimlerinde alan derinliği kontrolü objektifin odak uzaklığı, obje ile film düzlemi arasındaki uzaklık haricinde ışık miktarına da bağlıdır. Işık miktarı az olursa diyaframı açmak zorunda kalırız. Açık diyafram alan derinliğini azaltacaktır. Işık miktarı ne kadar fazla olursa diyafram kısılacak ve alan derinliği de artacaktır.</p>
<p><img src="http://img256.imageshack.us/img256/7296/alanderinligi02te6.jpg" border="0" alt="" /></p>
<p>Alan derinliğini artırarak, obje üzerinden daha fazla alanı net görmek veya arka planı da net görmek istediğimiz durumlar olacaktır.</p>
<p>Bu nedenle iki yöntem uygulayabiliriz.<br />
Işığı artırmak bir çözümdür. Obje üzerine düşen ışığı başka ışık kaynaklarıyla takviye ederek artırabiliriz. Doğa da çalışıyorsak ayna veya reflektör kullanarak ışığı konuya yönlendirebiliriz.</p>
<p>Eğer bu alan derinliği yeterli gelmiyorsa ve makinemizde kullandığımız filmin ışığa duyarlılığını artırabiliriz. Yani 100 Asa film yerine 1000 Asa film kullanmak diyaframı kısmamıza ve alan derinliğinin artmasına neden olacaktır.</p>
<p>Bir yöntem de objektifin önüne ND filtre takmaktır. Bu sayede en fazla 22 ye kadar kısacağımız diyafram değerini ND filtre takarak daha fazla kısabiliriz. Bu da bize alan derinliğinin ve netliğin artmasını sağlar.</p>
<p>Not : Fotograflar 105mm Mikro Nikkor objektif ile aynı mesafeden değişik diyaframlarda alan derinliğinin etkisini göstermektedir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www2.fotokoligiz.biz/makro-fotograf-teknikleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Fotoğraf Terimleri Sözlüğü</title>
		<link>http://www2.fotokoligiz.biz/fotograf-terimleri-sozlugu/</link>
		<comments>http://www2.fotokoligiz.biz/fotograf-terimleri-sozlugu/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 30 Jan 2010 17:17:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Terimler]]></category>
		<category><![CDATA[fotoğraf terimleri]]></category>
		<category><![CDATA[fotoğraf terimleri sözlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[fotoğrafçı terimleri]]></category>
		<category><![CDATA[fotoğrafçılık terimleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www2.fotokoligiz.biz/?p=60</guid>
		<description><![CDATA[http://www.fotokoligiz.biz/fotograf_terimler/
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.fotokoligiz.biz/fotograf_terimler/">http://www.fotokoligiz.biz/fotograf_terimler/</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www2.fotokoligiz.biz/fotograf-terimleri-sozlugu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Vize Fotoğraf Ölçüleri</title>
		<link>http://www2.fotokoligiz.biz/vize-fotograf-olculeri/</link>
		<comments>http://www2.fotokoligiz.biz/vize-fotograf-olculeri/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 20 Jan 2010 20:49:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[biometrik fotoğraf ölçüleri]]></category>
		<category><![CDATA[pasaport ebatları]]></category>
		<category><![CDATA[ülkelerin vize ebatları ve ölçüleri]]></category>
		<category><![CDATA[vize ebatları]]></category>
		<category><![CDATA[vize fotoğrafları]]></category>
		<category><![CDATA[vize ölçüleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www2.fotokoligiz.biz/?p=58</guid>
		<description><![CDATA[Merhaba Arkadaşlar Vize İçin Artık Birsürü Ebat İstiyorlar Biliyorsunuzki Bunları Öğrenmek İçin Sizlere Sayfa Hazırladık Buyrun Bakalım
Vize Fotoğraf Ölçülerini Görmek İçin Tıklayın
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><strong>Merhaba Arkadaşlar Vize İçin Artık Birsürü Ebat İstiyorlar Biliyorsunuzki Bunları Öğrenmek İçin Sizlere Sayfa Hazırladık Buyrun Bakalım</strong></p>
<p><span style="LINE-HEIGHT: 1.3em; FONT-SIZE: 10pt"><strong><span style="COLOR: red"><a href="http://www.fotokoligiz.biz/vize_fotograf_olculeri/" target="_blank">Vize Fotoğraf Ölçülerini Görmek İçin Tıklayın</a></span></strong></span></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www2.fotokoligiz.biz/vize-fotograf-olculeri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Fotoğraf Makinası</title>
		<link>http://www2.fotokoligiz.biz/fotograf-makinasi/</link>
		<comments>http://www2.fotokoligiz.biz/fotograf-makinasi/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 18 Jan 2010 16:11:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Terimler]]></category>
		<category><![CDATA[Fotoğraf Makinası Nedir?]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www2.fotokoligiz.biz/?p=55</guid>
		<description><![CDATA[Her fotoğraf makinesi temel olarak ışık geçirmez bir kutudur. Bir fotoğraf makinesinin ön kısmında, resmi çekilen konudan yansıyan ışığın içeri girmesine olanak sağlayan ve genellikle açıklığı değişebilir bir diyaframı olan objektif; arkasında ise, görüntünün kalıcı bir kaydını yapabilen, ışığa duyarlı bir film vardır.
En basitinden en gelişmişine dek bütün fotoğraf makinelerinin dört temel ortak parçası vardır: [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Her fotoğraf makinesi temel olarak ışık geçirmez bir kutudur. Bir fotoğraf makinesinin ön kısmında, resmi çekilen konudan yansıyan ışığın içeri girmesine olanak sağlayan ve genellikle açıklığı değişebilir bir diyaframı olan objektif; arkasında ise, görüntünün kalıcı bir kaydını yapabilen, ışığa duyarlı bir film vardır.</p>
<p>En basitinden en gelişmişine dek bütün fotoğraf makinelerinin dört temel ortak parçası vardır: objektif, diyafram, obtüratör ve vizör.</p>
<p>Konudan gelen ışık önce objektifte toplanır ve odaklanır. Sonra, diyaframdan, yani objektifin içindeki bir diskin ortasından geçerek obtüratöre ulaşır. Fotoğraf makinelerinin çoğunda obtüratör filmin tam önüne yerleştirilmiştir. Obtüratör fotoğraf çekerken belli bir süre açık kalarak objektiften gelen ışığın film üzerine düşmesini sağlar. Vizör makineyi konuya odaklamaya yönelik bir düzenektir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www2.fotokoligiz.biz/fotograf-makinasi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Fotoğraf Tarihine Giriş</title>
		<link>http://www2.fotokoligiz.biz/fotograf-tarihine-giris/</link>
		<comments>http://www2.fotokoligiz.biz/fotograf-tarihine-giris/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 16 Jan 2010 16:28:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Terimler]]></category>
		<category><![CDATA[Mercek ve Ekipmanların Gelişimi]]></category>
		<category><![CDATA[PHOTO + GRAPHUS = IŞIK + ÇİZİM]]></category>
		<category><![CDATA[Renkli Filmlere Geçiş (Autochrome)]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www2.fotokoligiz.biz/?p=53</guid>
		<description><![CDATA[Fotoğraf Tarihine Giriş 
PHOTO + GRAPHUS = IŞIK + ÇİZİM
M.Ö. 4.Yüzyılda ARİSTO mağara deliğinden içeri giren ışığın, karşı duvarda ters görüntüsünü yansıttığını bulur.
1490 yılında LEONARDO DA VİNCİ’ nin yayınlanan notlarında resimde perspektif için karanlık odadan yararlanma fikrini ortaya attığı bilinmektedir.
1500 lerde CAMERA OBSCURA bulunur.
Bu düzeneğe DANIELLO BARBERO&#8217; nun 1568 yılında bir diyafram düzeneği ve GIRALAMO [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Fotoğraf Tarihine Giriş </strong></p>
<p>PHOTO + GRAPHUS = IŞIK + ÇİZİM<br />
M.Ö. 4.Yüzyılda ARİSTO mağara deliğinden içeri giren ışığın, karşı duvarda ters görüntüsünü yansıttığını bulur.<br />
1490 yılında LEONARDO DA VİNCİ’ nin yayınlanan notlarında resimde perspektif için karanlık odadan yararlanma fikrini ortaya attığı bilinmektedir.<br />
1500 lerde CAMERA OBSCURA bulunur.<br />
Bu düzeneğe DANIELLO BARBERO&#8217; nun 1568 yılında bir diyafram düzeneği ve GIRALAMO CARDANO&#8217; nun ince kenarlı bir mercek ilave etmesiyle, optik ve mekanik açıdan çalışmalar hemen hemen tamamlanmış olur.<br />
17.-18. Yüzyılda Camera Obscura boyutları taşınabilir hale geldi. Alman bilim adamı JOHANN ZAHN 1776 &#8216;da özelilikle portre resimleri çizebilmek için, elde taşınabilecek kadar küçük Camera Obscurayı imal etti. Bu sistemde tüp içine yerleştirilmiş ileri geri hareket edebilen netlik ayarı yapabilen bir mercek sistemi, ayrıca giren ışığın şiddetini denetleyici bir delik ve görüntüyü yansıtan bir ayna bulunuyordu. Delikten geçen görüntüler, kutunun yukarısında bulunan opal cam üzerine yerleştirilmiş yağ kağıdından, yarı saydam yüzeye düşüyordu. Bu sistem tek mercekli refleks makinelerin işlevine sahipti.</p>
<p><strong>Fotoğraf Kimyası Üzerine Çalışmalar </strong></p>
<p>Işığa duyarlı kimyasal maddeler üzerinde ilk çalışmayı CRISTOPH ADLOF BOLDWIN gerçekleştirdi. (1674) Buluşu, Latince ışık taşıyıcısı anlamına gelen &#8220;Fosfor &#8220;du.<br />
17 YY. da ANGELO SALA (İtalyan bilim adamı): &#8220;Toz halinde Gümüş Nitrat güneşte bırakıldığında kömür gibi kararır &#8221;<br />
1727 yılında JOHANN HEINRICH SCHULZE (Alman Tıp Profesörü) Baldwin&#8217; in deneylerini izledi. Schpophors adlı eriyiği keşfeder. Bu bir kireç nitrat karışı mıdır. Kağıda, veya rafine edilmiş derilere oyulmuş desenlerle Gümüş Nitrat doldurulmuş şişeleri, güneşe bıraktığında bunların duyarlı yüzey üzerine iz bıraktığı gördü. Bunlar ömürsüz ilk fotoğraflardı.<br />
1802 yılında İngiliz THOMAS WEDGWOOD Gümüş Nitrat emdirilmiş beyaz kağıt ve deri parçaları ile deneyler yaptı. Camera Obscura ile çok silik görüntüler alabildi. Foto gramlara yöneldi. Ancak görüntüleri saptayamıyordu. Saptama banyosu olmadığından saydam desenler karanlıkta mum ışığı ile görülmekteydi.<br />
JOSEPH NICEPHORE NIEPCE (1765 -1833): HOLIOGRAVURE (HELİO + GRAVÜR = GÜNEŞ +RESİM)<br />
1816 ’da vernikle saydamlaştırdığı bir kağıtta oluşan görüntüleri, kalay levha üzerine geçirmeyi başarmış ve kullandığı çeşitli kimyasal maddelerle deneylerini sürdürmüştür. Niepce, oğlu ISIDORE ile taş baskı üzerine desenler gerçekleştirmekteydiler. Oğlu kalıpları hazırlar, kendisi de desenleri yapardı. Isidore, askere gidince, desen çizimi sorun olur. O yıllarda ışık görünce sertleşen bir tür asfalt kullanılmakta idi (İngiliz asfaltı). Taş baskı kalıbını YUDA BİTÜMÜ özü ile kaplar, üzerine desen çizilmiş kağıdı örter güneşte bırakır. Bu işte metalik aynalar kullanır. Lavanta yağı ile yıkar. Yumuşak kısımlar akar, taş ortaya çıkar. Asit Banyosu ile bu kısımlar çukurlaştırılır. Asfalt tabakası kaldırılınca geriye kalıp kalır. 1824 Klasik resimlerin Helio gravure&#8217;lerini yapar aklına Camera Obscura kullanmak gelir. Charon sur Saune&#8217; daki evinin odasını Camera Obscura&#8217; ya çevirerek, bütün bir gün, sekiz saatlik bir pozlandırma ile, penceresinden görünen avlunun görüntüsünü kaydeder. 1826 bu duvar bugün New York Kodak müzesinde bulunmaktadır. Buluşu tüm Fransa &#8216;da duyulur.<br />
1827 yılında JACQUES LOUIS DAGUERRE&#8217; (1787-1851) den mektup gelir. Benzer çalışmalar yaptığını, iletişim içinde olmak istediğini belirtmektedir. Niepce: 64 yaşında, aristokrat , Deguerre: 42 yaşında, orta sınıf, hayat adamı (Mimarlık bürosunda çizerlik,ressamlık, Paris Operasında dekorculuk, Diorama görüntü tiyatrosu, dans, akrobasi, ip cambazlığı yapmaktadır. ) 1829 yılında ortak olurlar. 4 yıl ayrı çalışıp birbirlerine bilgi verirler. Gümüş iyodür üzerinde çalışırlar. 1833 yılında Niepce ölür. 1835 yılında gümüş iyodür kapı levhanın cıva buharından etkilendiği gözler. 1837&#8242;de gümüş iyodürü deniz tuzu içerisinde eriterek çalışmalarını sürdürür, poz süresini azaltmayı başarır.<br />
7 OCAK 1839 yılında JACQUES DAGUERRE buluşunu Fransız bilim akademisine açıkladı. Bilimsel eğitimi olmadığından buluşunu kendisi yerine bir arkadaşı sundu. &#8221; DAGUERREOTYPE &#8220;ler çok etkileyiciydiler. Yöntemin özellikle de ayrıntı kaydetme yeteneği müthişti.<br />
Yöntem: Bakır levha gümüş ile kaplanıyor. Gümüşlü tarafı iyot buharına tutuluyor. Gümüş iyodür meydana geliyor. Camera Obscura içinde ışığa duyarlı hale getiriliyor. Çekimden sonra karanlık odada cıva (Hg) buharına tutuluyor. Parlak birleşik meydana geliyor. Hipo&#8217; ya tutuluyor. Gümüşler atılıyor ve bakır levha üzerinde görüntü ortaya çıkıyor.<br />
Daguerreotype yöntemi ile çekilen görüntülerden bir ikinci suret meydana getirebilmek imkansızdır. Ayrıca cıva insan sağlığına zararlı olduğundan pek makbul değildi.<br />
Ve FOTOĞRAF 19 Ağustos 1839&#8242;da Fransız Bilimler Akademisinden ARAGO tarafından resmen tüm dünyaya duyuruldu. Daguerre buluşuna yardımcı olduğu fotoğrafı tanıtırken ondan, zenginlerin eğlenebileceği bir oyuncak olarak söz etmişti. Onu tanıtan afişte &#8220;Yüksek sınıf&#8221; diye yazıyordu, &#8220;Daguerreotype&#8221; de çok çekici bir boş zaman değerlendiricisi bulacaktır. Herkes herhangi bir resim çizme becerisine sahip olmadan bile, konağının yada köşkünün resmini çekebilecekti.<br />
Parisli tarih konuları ressamı Paul Delaroche, Akademinin tarihsel oturumunda, &#8220;resim sanatı ölmüştür&#8221; diye bağırmıştır. İngiliz meslektaşı William Turner de, optik çağın açılışına sert tepki gösteriyor, &#8220;Bu sanatın sonudur&#8221; diyordu<br />
25 Ocak 1839 tarihinde WILLIAM HENRY FOX TALBOT Kraliyet Enstitüsü&#8217;ne TALBOTYPE yöntemi sundu. Talbot Cambridge mezunu, çok iyi Asurca biliyor, matematikten anlıyordu. 1833 &#8216;ten beri fotoğraf kimyası ile ilgilenmekte idi. Talbot, Gümüş nitrat kağıtları üzerine emdirilmiş kağıtlar Yönteminden yola çıkarak, Hipo’yu buluyor. Deniz suyu eriyiğine, sonra gümüş nitrata batırılarak ışığa duyarlı hale getirdiği kağıt yüzeyi pozlandırarak, dünyanın ilk pozitif görüntüsünü elde eder. FOTOGRAMME (izdüşüm görüntüsü) yöntemi ile kuştüyü, dantel yaprak kullanarak, gizil görüntü yöntemine gerek kalmadan kararmayı bekliyor. Tespit banyosuna sokarak görüntüyü elde ediyordu.<br />
Kısa odaklı camlar yardımı ile küçük boy kameralar yapmıştır. 1842 yılında ilk ticari amaçlı laboratuarını kurmuştur. Talbot &#8216;un çalışmalarına yardımcı olan SIR JOHN HERSCHEL bugün saptama banyosu olarak kullanılan Sodyum hipo Sülfit’ i bulur (Tiyosülfat).<br />
1840&#8242; ta Sır JOHN HERSCHEL, Gizil Görüntü + Geliştirme = CALOTYPE poz süresi insan fotoğrafları çekebilecek kadar kısaldı. Talbot &#8216;un buluşuna Herschel&#8217;in adını verdiği bu yöntemin adı Calotype (Yunanca kökenli, KALOS + TYPOS = Güzel + İzlenim), her şeyi görünür kılan bir buluştu.<br />
1847 Ekiminde Joseph Niepce&#8217;nin yeğeni, ABEL NIEPCE de SAINT VICTOR, yumurta akını iyotla birleştirip albüminli bir Cam Negatif elde etmeyi başardı. Ancak fazla duyarlı değildi.<br />
1850 yılında İngiliz FREDERICK SCOTT ARCHER, WET- COLLODION yönetimini keşfeder Ana maddesi selüloz nitrat ve alkol olan yapışkan madde ile kaplanan cam plaklar pozlanmaya hazır hale gelmektedir. Fakat bu cam plakların kurudukça duyarlılıkları azalmaktaydı.<br />
1850 Ocağında ROBERT BINGHAM: (ingiliz Kimyager) COLLODION kullanarak Wet Plate&#8217;i yaptı. Kuruyunca duyarsızlaşıyordu. Poz süresi çok kısaldı. Collodion savaşta yararlılar için kullanılan bir maddedir. İçeriğinde selüloz nitratı, eter, alkol vardır. Bu karışım, hava ile temas ettiğinde hemen sertleşir. Bu maddeye gümüş nitrat ve Pirogallik asit ilave ediliyordu. 1860&#8242;larda cololdion yerine, jelatin kullanılmaya başlandı.<br />
1871 &#8216;de RICHRAD MADDOX ilk kez kuru negatif cam elde etti. Bu zamana kadar fotoğrafçılar yanlarında balmumu kavanozları taşıyordu. Plaklar makineye kuru yerleştiriliyordu. Poz süresi saniyenin 25 te birine kadar düşmüştü.<br />
1873 &#8216;te JOHNSTON VE BOLTON jelatin bromürlü negatif duyarlı bir kart elde ettiler.<br />
1880 &#8216;de bir banka memuru olan GEORGE EASTMAN bir İngiliz fotoğraf dergisinde gümüş bromürü görüyor. Bankadaki görevinden ayrılarak, annesinin kiracısı olan kişi ile 1881 &#8216;de bir ortaklık kuruyor. (1.000 $ lık bir sermaye ile) G. Eastman gümüş bromürü, jelatin üzerine tatbik ederek Dry Plate (kuru tabaka)yı buluyor. 1884 yılında EASTMAN DRY PLATE COMPANY &#8216;i kuruyor. Levhadan kurtulup kıvrılabilir film arayışlarındadır. 1885&#8242;te American film C.o. yu kuruyor. Bu şirket kağıt üzerine film yapıyordu. 1885 &#8216;te ilk amatör makineyi bularak 100 filmlik bir depozit sistemini kurmuştur. &#8220;Siz düğmeye basınız, gerisini biz hallederiz&#8221; sloganı ile fotoğraf makinesini tüm katmanlara yaymıştır.<br />
1888 yılında KODAK firmasını kurmuştur.</p>
<p>1887 yılında HANNIBAL GOODWIN : Saydamroll film için patent istedi.</p>
<p>COLLODION + KAFURU = SELÜLOID</p>
<p>1889 da Kodak aynı malzeme için patent aldı.</p>
<p>1898 Goodwin patent aldı. (Ansco firmasını kurar)</p>
<p>1900 yılında patent davası açıldı. (Kodak 5 milyon $ tazminat ödedi)</p>
<p><strong>Mercek ve Ekipmanların Gelişimi</strong></p>
<p>Kayıtlara göre en eski optik firması 1756 &#8216;da Viyana &#8216;da JOHANH CRISTOPH VOIGHTLANDER tarafından kuruldu. Voighlande 1849 &#8216;da Brunswıch’ de bir fabrika kurdu ve 1868 de bunu Viyana &#8216; ya taşidı. Lenslerden başka geniş açılı objektifli fotoğraf makineleri üretmeye başladı. Ancak başarı, ZEISS- IKON tarafından 1965 de ele geçirildi. Fotoğrafın keşfedildiğı yıllarda Paris&#8217;te çok iyi bir optik firması vardı. Bunlar Derogy, Hermagis&#8217;tir.<br />
Fakat en önemlisi Daguerre&#8217;in arkadaşı olan Chevaller &#8216;dir Daguerre makinelerine uygun lens imal etmesini istedi. Fakat başarılı olmadı. Bu lens Petzval&#8217;ın Portrait Lens ile yarışacak bir lensti. Petzval 1839 &#8216;da meslektaşı Andeos Freicerr Von Ettinghaussen&#8217; in zorlaması ile portre çekimine uygun yüksek diyafram tasarımı üstlendi. Formülü Voighlande &#8216;de devretti ve en çok aranan Portrait Lensleri üretmeye başladı.<br />
Fransa &#8216;da bir diğer lens üreticisi 1822 &#8216;de fabrika kuran Jean Theodore Jamin &#8216;dir. Daha sonra Fransa &#8216;da binlerce objektif yapacak olan asistanı Alphonse Darlot işi devraldı.<br />
Almanya &#8216;da ilk lens fabrikası Agust Steinhell (1801-1870) tarafından 1852 yılında kuruldu. İngiltere&#8217; de mikroskop objektiflerinin mucidi Andresross&#8217;tur. 1844&#8242; de Parisli Fredrerich Von Marters 150 derecelik bir alanın fotoğrafını çekebilen bir kamera yapmıştır. Panoramik kamera olarak adlandırılan bu araç, üzerindeki bir çevirme kolu ile, içerideki bir dişliyi çevirmekte, dişli de bir eksene bağlı olarak merceği döndürmektedır. Bu dönme hareketi ile duyar kat yavaş yavaş pozlanıyordu. O zamanlar panoramik, kent ve doğa fotoğrafları, bu tip kameralarla çekilmişti.<br />
1854&#8242;de Parisli fotoğrafçı Adolph Eugene Disderi, portre çekimini kolaylaştırmak için, 6,5 X 8,5 inç boyutlarında, her biri ayrı ayrı ayarlanabilen, çok mercekli bir kamera geliştirmiştir. Bu kamera ile bir fotoğrafik levha, üzerine bir düzine fotoğraf çekilebiliyordu.<br />
Fotoğraf bilinçli olarak ilk kez 1853 -1856 yıllarında Kırım Savaşında iletişim niteliğinde kullanılmıştır. İngiliz REOGER FENTON, 360 savaş fotoğrafı çekmiş ve medya niteliğinde kullanmıştı. Basın tarihinde ilk kez bu fotoğraflarla sansür uygulanmıştır. Nedeni ise İngiliz halkının rencide olmasıdır.</p>
<p><strong>Renkli Filmlere Geçiş (Autochrome) </strong></p>
<p>1907 yılında Fransız LUMIERE KARDEŞLER ilk pratik renkli fotoğraf cam tabaka süreci olan AUTOCHROME &#8216;u tanıştırdı. Autochrome büyük bir hızla Avrupa &#8216;da tanınmaya başlandı., ve birkaç yıl içinde de ABD de tanıttı. Bugün National Geographic Society kütüphanesinde yaklaşık 15.000 cam tabaka vardır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www2.fotokoligiz.biz/fotograf-tarihine-giris/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Fotoğraf Makinası Çeşitleri ve Seçimi</title>
		<link>http://www2.fotokoligiz.biz/fotograf-makinasi-cesitleri-ve-secimi/</link>
		<comments>http://www2.fotokoligiz.biz/fotograf-makinasi-cesitleri-ve-secimi/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 12 Jan 2010 18:14:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Teknikler]]></category>
		<category><![CDATA[Fotoğraf Makinası Çeşitleri]]></category>
		<category><![CDATA[Fotoğraf makinesi seçimi]]></category>
		<category><![CDATA[Kompakt fotoğraf makinaları]]></category>
		<category><![CDATA[slr fotoğraf makinaları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www2.fotokoligiz.biz/?p=51</guid>
		<description><![CDATA[Fotoğraf makinesi çeşitleri 
Kompakt
35mm SLR (Single Lens Reflex)
Anında Görüntü Veren (Polaroid)
Roll Film Kullanan SLR Makinalar
120 TLR (Twin Lens Reflex) Makinalar
Plan (Sheet) Film Kullanan Makinalar
Sayısal (Digital) Fotoğraf Makinaları
Fotoğraf makinesi seçimi 
Kompakt ve SLR arasında bir seçim yapmadan önce çekeceğiniz resim türüne karar vermeniz iyi olur. Eğer yalnız genel amaçlı çekim yapacaksanız (manzara, aile fotoğrafları gibi)  en [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Fotoğraf makinesi çeşitleri </strong></p>
<p>Kompakt<br />
35mm SLR (Single Lens Reflex)<br />
Anında Görüntü Veren (Polaroid)<br />
Roll Film Kullanan SLR Makinalar<br />
120 TLR (Twin Lens Reflex) Makinalar<br />
Plan (Sheet) Film Kullanan Makinalar<br />
Sayısal (Digital) Fotoğraf Makinaları</p>
<p><strong>Fotoğraf makinesi seçimi </strong></p>
<p>Kompakt ve SLR arasında bir seçim yapmadan önce çekeceğiniz resim türüne karar vermeniz iyi olur. Eğer yalnız genel amaçlı çekim yapacaksanız (manzara, aile fotoğrafları gibi)  en iyi seçim bir kompakt makine olacaktır.</p>
<p>Ancak çok özel bir görüntü yakalamak için (yakın plan, uzaktaki bir nesne gibi) çeşitli objektif ve aksesuar kullanılacaksa SLR&#8217;ler daha doğru seçimdir. SLR&#8217;nin başka üstünlüğü de görüntüyü çerçevelemekteki hassaslığıdır &#8211; vizördeki görüntü, objektifin gördüğünün aynısıdır. Kompakt makinelerde paralaks hatası vardır.</p>
<p><strong>Kompakt </strong></p>
<p>Paralaks hatası: Paralaks hatası, kompakt makinelerde objektifle vizör görüntülerinin birbirine uymamasından kaynaklanır. Bu tür makinelerde konunun vizördeki çizgilerin içinde kalmasına dikkat edin.</p>
<p><strong>Avantajlar</strong></p>
<p>Kompaktlarda, oldukça az ışıkta bile vizör görüntüsü parlaktır.<br />
Kompaktlar küçük, hafif ve taşınması kolay makinelerdir.<br />
Tam otomatik modelleri size &#8220;nişanla-ve-çek&#8221; fırsatı verirler. Amatör ve şipşak çekimler için idealdir.<br />
Yansıtmalı aynası olmadığı için çekim sırasıda daha sessizdir.<br />
Kompaktlar her enstantenede flaşla kullanılabilir.<br />
Birçok fotoğrafçı elle ayarlanabilen kompaktlardeki net ayarı sistemini tercih etmektedirler.</p>
<p><strong>Dezavantajlar</strong></p>
<p>Birçok kompakt makinenin en büyük zayıflığı yakın çekimlerdeki paralaks hatasıdır.<br />
Kendiliğinden flaşı olan birçok modelde çekilen insan resimleri &#8220;kırmızı-göz&#8221; oluşturmaya yatkındır.<br />
Konuyu objektiften bağımsız bir vizörden baktığınız için objektifin önünü kapatmışsanız bunu fark edemezsiniz.<br />
Objektife takılan filtrelerin etkileri vizörden görülmez.<br />
Kompakt fotoğraf makinelerini, elleri büyük olan insanların rahatça kullanması zordur.</p>
<p>35mm SLR (Single Lens Reflex)</p>
<p><strong>SLR sistemi: </strong>Büyük SLR markaları çok çeşitli objektiflere ve aksesuara sahiptir.</p>
<p>Ayar düğmelerinin yerleşimi: Fotoğraf makinelerinin giderek daha otomatikleşmesi birçok ayar düğmesinin biçim ve yerleşiminde kökten değişiklikleri gerektirmiştir.</p>
<p><strong>Avantajlar</strong></p>
<p>Filme kaydedilen şey vizörden gördüğünüzün aynısıdır.<br />
Işığa duyarlı algılayıcılar yalnız objektife gelen ışığı ölçtüğü için ışık ölçümüı kesin ve doğrudur.<br />
Objektiflerin ve aksesuarların çeşitliliği SLR&#8217;leri çok yönlü ve her işe elverişli bir makine haline getirir.<br />
Pilleri çalışmasa bile SLR&#8217;lerin çoğu yine de bir enstantane seçeneği verir.<br />
Çeşitli seçenekler sunan çok sayıda model bulunmaktadır. Gelişmiş SLR&#8217;lerde elektronik ve optik mühendisliğindeki en son yenilikler bulunmaktadır.</p>
<p><strong>Dezavantajlar</strong></p>
<p>Çekim sırasında kompakt makinelerden daha çok gürültü çıkarır. Bunun nedeni bu tür makinelerde filmi pozlandırmadan önce, ışığı vizör ekranına yönelten yansıtmalı aynanın aradan çekilmesinin gerekmesidir.<br />
SLR&#8217;lerin mekanik karmaşıklığı kompaktlardan daha çok arızaya neden olabilir.<br />
Tam otomatik kompakt makinelere göre, daha ağırdır ve kullanımı zordur.<br />
Genellikle pahalı makinelerdir.<br />
Flaş senkronizasyonu, sadece belirli enstantaneler için mümkündür.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www2.fotokoligiz.biz/fotograf-makinasi-cesitleri-ve-secimi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Fotograf Nedir?</title>
		<link>http://www2.fotokoligiz.biz/fotograf-nedir/</link>
		<comments>http://www2.fotokoligiz.biz/fotograf-nedir/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 12 Jan 2010 12:57:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Terimler]]></category>
		<category><![CDATA[fotoğraf anlamı]]></category>
		<category><![CDATA[fotoğraf eşanlamlısı]]></category>
		<category><![CDATA[fotoğraf kimdir]]></category>
		<category><![CDATA[fotoğraf nedir?]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www2.fotokoligiz.biz/?p=49</guid>
		<description><![CDATA[Fotoğraf, yakın çağın en önemli ve en etkili iletişim araçlarından biridir. Hemen herkes tarafından kolaylıkla üretilebilir ve aynı şekilde tüketilebilir olması, fotoğrafçılığın günümüzdeki yaygınlığına ulaşmasındaki temel etkendir. Fotoğrafın hızla yaygınlaşmasının beraberinde getirdiği en önemli sorun ise, deklanşöre basmanın &#8220;fotoğrafçılık&#8221; bu eylem sonucu ortaya çıkan her türlü görüntünün ise &#8220;fotoğraf&#8221; olduğunun sanılmasıdır. Oysa fotoğrafçılık bu kadar [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Fotoğraf, yakın çağın en önemli ve en etkili iletişim araçlarından biridir. Hemen herkes tarafından kolaylıkla üretilebilir ve aynı şekilde tüketilebilir olması, fotoğrafçılığın günümüzdeki yaygınlığına ulaşmasındaki temel etkendir. Fotoğrafın hızla yaygınlaşmasının beraberinde getirdiği en önemli sorun ise, deklanşöre basmanın &#8220;fotoğrafçılık&#8221; bu eylem sonucu ortaya çıkan her türlü görüntünün ise &#8220;fotoğraf&#8221; olduğunun sanılmasıdır. Oysa fotoğrafçılık bu kadar kolay bir uğraş değildir. Fotoğraf sözcüğü, eski Yunanca ve Latincede aynı kökten gelen photos(ışık) ve graphis (yazı) sözcüklerinin birleşiminden oluşmuştur ve &#8220;ışık ile yazmak&#8221; anlamına gelir. Yani, fotoğrafın temel malzemesi ışıktır. Bu nedenle, fotoğraf İle bir mesaj iletmeye çalışan kişinin ışığı iyi tanıması gerekir. Fotoğrafçı dediğimiz bu kişi, fotoğrafı oluşturmak için bazı teknikleri bilmek ve teknik malzemeleri kullanmak zorundadır. Fotoğraf makinesi, objektif, film, filtre, flaş, tripod gibi malzemeleri kullanmak zorunda olan fotoğrafçı, hem teknik ilgiye, hem de estetik ve kültürel bazı değerlere sahip olmalıdır. Bütün bu birikimlerin ortak paydası olarak, ortaya çıkan izlenmeye değer yapıtlara da fotoğraf diyoruz. 1839 yılındaki icadıyla insanlık tarihine önemli bir katkı yapan fotoğraf, geçen zaman içinde yaşamımızın ayrılmaz bir parçası olmuştur, teknolojik gelişmelere paralel olarak kullanılan malzemeler değişime uğramaktadır ve fotoğrafçı bu değişimi izlemek ve çağa ayak uydurmak zorundadır. Ancak malzemeler değişime uğrasa da, &#8220;ışıkla yazma&#8221; mantığı her zaman aynı kalmaya devam edecektir. Bir fotoğrafçı için en değerli kazanım, bu mantığı kavramış olmaktır. Fotoğraf üretimi tasarım, uygulama ve sunum aşamalarından oluşur. Bu aşamalardan birinin içinde yer alan fotoğraf makinesi, &#8220;her şey&#8221; demek değildir ve kullanmak zorunda olduğunuz araçlardan yalnızca birisidir. Ancak yine de fotoğrafçı için kullandığı makine iyi bir dost gibidir. Önemli olan hangi aracın kullanıldığından çok, nasıl kullanıldığıdır. Çünkü bütün bunlar sonucu etkiler.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www2.fotokoligiz.biz/fotograf-nedir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Camera Obscura(igne deligi) nedir? Tarihçesi</title>
		<link>http://www2.fotokoligiz.biz/camera-obscuraigne-deligi-nedir-tarihcesi/</link>
		<comments>http://www2.fotokoligiz.biz/camera-obscuraigne-deligi-nedir-tarihcesi/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 12 Jan 2010 12:57:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Terimler]]></category>
		<category><![CDATA[Camera Obscura]]></category>
		<category><![CDATA[İğne Deliği]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www2.fotokoligiz.biz/?p=47</guid>
		<description><![CDATA[Ingiliz dilinde igne deligi (pinhole), fotograf literatüründe ise karanlik oda ya da karanlik kutu (camera obscura) adiyla anilan fotograf teknigi oldukça basit bir ilkeye dayanir. Söz konusu ilke, bugünkü bilgilerimize göre, yaklasik olarak milattan önce besinci yüzyildan beri bilinmektedir. Çinli düsünür Mo Ti, deneysel gözlemleri sonucunda, karanlik bir ortama açilan küçük bir delikten giren isigin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Ingiliz dilinde igne deligi (pinhole), fotograf literatüründe ise karanlik oda ya da karanlik kutu (camera obscura) adiyla anilan fotograf teknigi oldukça basit bir ilkeye dayanir. Söz konusu ilke, bugünkü bilgilerimize göre, yaklasik olarak milattan önce besinci yüzyildan beri bilinmektedir. Çinli düsünür Mo Ti, deneysel gözlemleri sonucunda, karanlik bir ortama açilan küçük bir delikten giren isigin disarida bulunan isikli nesnenin tümüyle basasagi bir yansimasini meydana getirdigini yazmisti.</p>
<p>Isik isinlari ile arastirmaci insanin zeka piriltisinin çakismasi, kuskusuz, Mo Ti ile sinirli kalmadi. MÖ 4. yüzyilda Aristo; 10. yüzyilda ise isik isinlarinin dogrusal yayilimi ilkesini bulan Ibn Al-Haytam; 15. yüzyilda Leonardo da Vinci ve Paolo Toscanelli; 16. yüzyilda Gemma Frisius ve 19. yüzyilda Sir David Brewster karanlik bir ortama açilan igne deliginden sizan isigin giziyle ilgilendiler.</p>
<p>Sir David Brewster&#8217;in karanlik oda/kutu teknigiyle 1850&#8242;lerde elde ettigi ilk fotografik görüntüler, izleyen yillarda Crookes, Spiler, Abney gibi isimler tarafindan gerek malzeme gerekse teknik açisindan gelistirildi.</p>
<p><img src="http://img529.imageshack.us/img529/9538/obscura2tj7.jpg" border="0" alt="" /></p>
<p>Karanlik oda/kutu teknigiyle yapilan fotograf çalismalari, günümüzde de film ve kart malzemeleri disinda 19. yüzyil sonundaki teknigin aynisi ile yürütülmektedir.</p>
<p>Gerek teknik, gerekse tanim çok basittir: Karanlik oda/kutu fotografi, objektifsiz fotograftir. Bilinen fotograf makinalarindaki objektiflerin yerini, 0,25-1 mm çapindaki bir delik alir. Isik bu delikten geçer ve karanlik ortam saglayan kameranin içinde bulunan isiga duyarli yüzey üzerinde bir görüntü olusturur.</p>
<p>Bu teknik için kullanilan kameralar küçük ya da büyük olabilir. Deniz kabuklarindan, sekerleme, kola hatta kibrit kutularindan ya da eski buzdolabi, karavan gibi iri hacimli nesnelerden ya da isik geçirmezligi saglanmis bir odadan kamera olarak yararlanmak mümkündür. Basit bir ilke olarak, isik geçirmeyen her kapali ortam, bir igne deliginden sizan isikla camera obscura&#8217;ya dönüsebilir.</p>
<p>CAMERA OBSCURA</p>
<p>Isik yalnizca hayatin degil, sanatin da kaynagi. Varolusun bu ele avuca sigmaz çocugu, karanlik çaglardan bu yana ele geçirilmek isteniyor . Kimi zaman elmaslarda ya da kristallerde aranan bu hakimiyeti, karanlikta aramayi düsünebilen ilk kisi Aristo&#8217;dur. Bir igne deliginden geçecek kadar sinirli isik demetinin, geçtigi yerdeki nesneleri hafizasinda barindirarak sirlarini karanlik bir odanin duvarina açacagini da ondan baska kim düsünebilirdi ki ? Bu antik çag bilgesinin açtigi igne deliginden sizan isik , yüzyillar sonra bir rönesans çilgininin yüzüne düstü. Leonardo usta, isik ile karanlik arasindaki antik bagintiyi yeni çaga tasidi . Hiç kuskusuz , tarih , varolanin disindakini arayan çilginlarla dolu. Yari saman yari çilginlardan biri de Joseph Nicephor Niepce idi . Bu isik tutkunu , 1826 yilinda, isigi kagit üzerine hapsetmeyi basardi. Bu isik ve zaman hapishanesine , fotograf adi verildi . Fotografin tarih içindeki serüveni , fotografin zaman içindeki serüveninden çok daha öncelere uzanmakta. Ne ki , kimi yari çilgin yari samanlar günümüzde de yasamlarini sürdürüyorlar. Ve onlar hala igne deliginden sizan isigin pesindeler. Iste, Aristo&#8217; nun verdigi adla camera obscura yani karanlik kutu fotograflari bu sayede karsimiza çikiyor. Farkli bir isik , farkli bir perspektif , farkli bir dünya sunarak .</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www2.fotokoligiz.biz/camera-obscuraigne-deligi-nedir-tarihcesi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>DİYAFRAM- ENSTANTANE Nedir?</title>
		<link>http://www2.fotokoligiz.biz/diyafram-enstantane-nedir/</link>
		<comments>http://www2.fotokoligiz.biz/diyafram-enstantane-nedir/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 11 Jan 2010 17:26:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Terimler]]></category>
		<category><![CDATA[diyafram ayarı]]></category>
		<category><![CDATA[DİYAFRAM Nedir?]]></category>
		<category><![CDATA[enstantane]]></category>
		<category><![CDATA[ENSTANTANE ayarı]]></category>
		<category><![CDATA[ENSTANTANE değeri]]></category>
		<category><![CDATA[enstantane diyafram]]></category>
		<category><![CDATA[ENSTANTANE hızı]]></category>
		<category><![CDATA[ENSTANTANE Nedir?]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www2.fotokoligiz.biz/?p=44</guid>
		<description><![CDATA[ 
Fotoğraf makinalarında, film düzlemine düşecek ışık miktarını ayarlayan en önemli parçalardan birisidir. İnsanın gözünde, göz bebeğinin işlevi ne ise fotoğraf makinalarında da diyaframın işlevi odur.
Ortamdaki ışıklılık durumu yoğun ise, başka bir deyimle ortam çok ışıklı ise kapalı (kısık), ortam az ışıklı ise açık durumunda bulundurulur. Diyaframı, işlevi açısından bir musluğa benzetmek olasıdır. Musluk çok açıldığında [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p> </p>
<p>Fotoğraf makinalarında, film düzlemine düşecek ışık miktarını ayarlayan en önemli parçalardan birisidir. İnsanın gözünde, göz bebeğinin işlevi ne ise fotoğraf makinalarında da diyaframın işlevi odur.</p>
<p>Ortamdaki ışıklılık durumu yoğun ise, başka bir deyimle ortam çok ışıklı ise kapalı (kısık), ortam az ışıklı ise açık durumunda bulundurulur. Diyaframı, işlevi açısından bir musluğa benzetmek olasıdır. Musluk çok açıldığında suyun çok akması gibi, diyafram açık olduğu zaman da filme düşen ışık miktarı artacaktır.</p>
<p>Diyafram, birbirine tutuşturulmuş küçük metal plakalardan oluşur ve hareketini, içine yerleştirilmiş olduğu, dairesel bir bilezikten alır. Söz konusu metal plakaların çeşitli durumları, çeşitli fiziksel ölçüleri sonucunda farklı değerler almışlardır. Bu değerler diyaframın açıklık durumunu belirleyen ölçülerdir. Genel olarak diyafram açıklıkları aşağıdaki değerleri alırlar:<br />
<img src="http://fotokoligiz.biz/resimler/diyafram.jpg" border="0" alt="" /></p>
<p><strong>AYDINLATMA İNDİSİ</strong></p>
<p>Genel olarak bir objektifin karakteri, odak uzunluğu ile birlikte ifade edilir. Objektiflerin üzerinde yazılı bulunan 1:1.4, 1:2.8, 1:2.5 gibi değerler, objektifin &#8220;aydınlatma indisini&#8221; gösterir. Aydınlatma indisi, objektifin odak uzunluğunun, objektif çapına oranıdır ve ışık geçirgenliğini gösterir. Bunu bir, iki örnekle açıklamak gerekirse; odak uzunluğu 50mm. olan bir objektifin çapı 50/2.8 18mm.&#8217;dir.</p>
<p>Bir objektifin aydınlatma indisinin büyük olması, o objektifin ışığa karşı daha duyarlı olmasını sağlar. Örneğin, aydınlatma indisi 1:1.2 olan bir objektifin ışığa karşı duyarlılığı, aydınlatma indisi 1:2.8 olan objektife oranla çok daha fazladır. Bunun sağladığı yarar ise, daha yüksek örtücü hızlarına çıkabilmektir.</p>
<p>Günümüz fotoğraf makinalarında en çok kullanılmakta olan diyafram değerleri, 1.4&#8242;ten 22&#8242;ye kadar olan değerlerdir. Son yıllarda fotoğraf endüstrisindeki gelişmeler 1:1.2&#8242;lik aydınlatma indisli objektifler yapılmasını sağlamıştır. Tahmin edilebileceği gibi aydınlatma indisinde optimum değer 1:1&#8242;dir. Yani objektifin odak uzunluğuyla çapının birbirine eşit olması anlamını taşır. Yine son teknolojik gelişmeler sonucunda aydınlatma indisi 1:1&#8242;in altına düşerek 1:0.9&#8242;a ulaşmıştır.</p>
<p>Diyaframlarla ilgili olarak mutlaka belirtilmesi gereken başka bir konu, diyafram değeri ile diyafram açıklıkları arasındaki ters orantılı ilişkidir. Şöyle ki; diyafram değeri 22 iken, diyafram açıklığı oldukça küçük, başka bir değişle oldukça kısıktır. Buna karşılık, örneğin diyafram değeri 2.8 olması durumunda diyafram açıklığı oldukça büyüktür. Başka bir deyişle, sayısal olarak diyafram değerinin büyük olması (örn: 32, 22, 16 vb.) diyafram açıklığının kısık, aksi durumda (örn: 1.4, 1.7, 2, 2.8 vb) diyafram açıklığının açık olması anlamına gelir.</p>
<p>Diyafram açıklığının kısık olması, yani sayısal olarak büyük değerler alması alan derinliğini arttırır. Aksi durumda ise yani diyafram açıklığının açık olması başka bir deyişle küçük sayısal değerler alması durumunda alan derinliği azalır.</p>
<p><strong>ENSTANTANE (ÖRTÜCÜ VEYA OBTÜRATÖR)</strong></p>
<p>Örtücü, diyaframdan geçerek film düzlemine düşen ışığın, filmi ne kadar süreyle etkileyeceğini belirleyen, zamanlayıcı bir parçadır. Örtünün açılıp kapanan hızlarına (birimlerine) &#8220;enstantane&#8221; denir.</p>
<p>Bilindiği gibi fotoğraf, gerçek yaşamdaki bir anın dondurulmuş bir durumudur. Dondurulan bu an örtücünün hızıdır.</p>
<p>Örtücü hızlan da, diyafram değerlerinde olduğu gibi belirli standart bir dizide toplanmıştır. Bu değerler;</p>
<p>T, B, 1, 2, 4, 8, 15, 30, 60, 125, 250, 500, 1000, 2000 ..dir.</p>
<p>Örtücü hızlan, en genelde 1 tam saniyeden başlayarak, saniyenin kesirleri olarak devam eder. 1, 2, 4, 8,&#8230;&#8230;&#8230;&#8230; 500, 1000, 2000 diye sıralanan enstantane değerleri, gerçekte, 1/1, l/2, 1/4, 1/8, &#8230;&#8230;&#8230;.., 1/500, l/l000, 1/2000 saniyedirler.</p>
<p>Örtücü hızlarının birimlerini yazarken, sıralamada, &#8221;T&#8221; ve &#8221;B&#8221; gibi değerleri olduğunu belirtmiştik. &#8221;B&#8221; biriminde örtücü, deklanşörün basılı kaldığı sürece açık kalacaktır &#8221;T&#8221; de ise, deklanşöre bir kez basılıp bırakılır ve ikinci kez basılıncaya dek açık kalır. Bu enstantane birimleri özellikle gece çekimlerinde yada çok uzun poz verilmesi gereken durumlarda kullanılır. Diğer örtücü hızı birimlerinde, örneğin 30, 125, 500 vs. gibi, örtücü saniyenin 1/30&#8242;u, 1/125&#8242;i, 1/500&#8242;ü kadar açık kalacak ve kendiliğinden kapanacaktır.</p>
<p><strong>ÖRTÜCÜ TÜRLERİ</strong></p>
<p>Örtücülerin, türlerine göre iki grupta toplanması olasıdır.<br />
a. Yaprak örtücüler;<br />
b. Perde örtücüler;</p>
<p><strong>1. Yaprak örtücüler </strong></p>
<p>Bu tür örtücüler, fotoğraf makinalarında, diyafram ve merceklerin bulunduğu objektif içine yerleştirilmiştir. Genellikle 6 adet metal yaprakçıktan oluşur. çoğu kez hızları 1 tam saniyeden 1/500 saniye arasındadır. Daha çok optik bakaçlı stüdyo makinalarında kullanılmaktadır. Ancak diğer tür fotoğraf makinalarına uyarlanmış tipleri de vardır.</p>
<p><img src="http://fotokoligiz.biz/resimler/yaprakortucu.JPG" border="0" alt="" /></p>
<p><strong>2. Perde Örtücüler</strong><br />
Fotoğraf makinalarında, filmin takılı olarak bulunduğu karanlık oda bölümünün hemen önünde yer alır. Fotoğraf makinasının çektiği görüntü büyüklüğüne eşit boyutlarda siyah bez ya da metal plakalardan yapılmıştır. Hızları genellikle 1-1/2000 saniye arasındadır. Daha çok 35 mm. fotoğraf makinalarında kullanılır.</p>
<p>İki Tip Örtücünün Karşılaştırılması<br />
Bu iki tip örtücünün çeşitli kullanım alanları olduğunu söylemek sanırız gereksizdir. Onların çeşitli alanlarda kullanılması durumunu belirleyen nedenler, genelde, her iki tür örtücünün kendilerine özgü avantaj ve sakıncalarıdır. Bu avantaj ve sakıncaları aşağıdaki gibi özetleyebiliriz.</p>
<p>Yaprak örtücüler, çizimde de görüldüğü gibi, merkezden dışa doğru açılan ve dışardan merkeze doğru kapanan bir mekanizma ile çalışmaktadırlar. Bu tür bir çalışma prensibi, bir sakıncayı da beraberinde getirmektedir. O da şudur; yaprakçıkların merkezden dışa doğru açılmaları sırasında, filmin üzerinde ilk ışık gören nokta filmin merkezi, ışığı en son kesilen nokta yine merkez olmaktadır. Bu durumda, göreceli olarak, filmin her tarafı eşit miktarda ışık görememektedir. Hatta kenarlara doğru, filmin gördüğü ışık miktarı iyice azalmaktadır. Buna karşın yaprak örtücülerin iyi tarafı, çok sessiz ve titreşimsiz çalışmalarıdır. Sessiz çalışma zorunluluğu alan durumlarda, genellikle yaprak örtücülü fotoğraf makinaları yeğlenir.</p>
<p>Perde örtücülerde ise, daha önce sözünü ettiğimiz bez ya da metal plakalar yukardan aşağıya, aşağıdan yukarıya, soldan sağa ya da sağdan sola gibi çeşitli yönlerde açılıp kapanır. Eğer örtücünün açılıp kapanma yönü ile, fotoğrafı çekilmekte olan cismin hareket yönü çakışırsa, cismin görüntüsünde uzama gibi biçim bozulmaları meydana getirir. Ancak bu durum bilinçli olarak kullanıldığı takdirde bu şekilde ortaya çıkacak fotoğrafın belli estetik değerleri ve anlatımı söz konusu olabilecektir. Öte yandan bu tip örtücüler hem sesli hem de sarsıntılı çalışırlar. Bu ise kimi zaman sakınca yaratmaktadır.</p>
<p><strong>DİYAFRAM AÇIKLIĞININ SAPTANMASI</strong></p>
<p>Güzel fotoğraf çekmenin ana ilkesi ışığa karşı duyarlı filmin, duyarlılık derecesine uygun olarak, gerekli miktar ışığın gerekli süreyle etkisi altında kalmasıdır. Daha önceki bölümlerde gördüğümüz gibi fotoğraf makinelerinde filimi etkileyecek ışığın miktarı diyafram yardımıyla ve geçiş süresi de örtücü yardımıyla ayarlanır. Diyafram açıklığı, diyafram derinliğinin büyüklüğüdür. Diyafram tamamen açık olduğu zaman, ışık objektifin tamamından geçer. Diyafram açıklığı küçüldükçe objektifin kullanılan kısmı ve objektiften geçerek makine içine giren ışık miktarı azalır. Diyafram açıklıkları; 1,2 &#8211; 1,4 -2 -2,8 &#8211; 4 &#8211; 5,6 &#8211; 8 -11 -16 -22 &#8211; 32 gibi bir seri standart rakamlar halinde ifade edilir ve bunların her birine f stop adı verilir. Birbirini izleyen rakamlar diğerinin bir katı daha az ışık geçiren açıklıkların karşılığıdır. Örneğinin 5,6 diyafram açıklığında geçen ışık miktarı, 4 diyafram açıklığında geçen ışık miktarının yarısı, 8 diyafram açıklığında geçen ışık miktarının ise bir katı kadardır. Buradan da anlaşılacağı gibi objektif üzerinde diyafram açıklıklarını gösteren halka üzerindeki rakamlar, küçüldükçe diyafram açıklığı artar, büyüdükçe diyafram açıklığı azalır.</p>
<p>Filmler belirli miktarda ışıktan etkilenirler. Bu miktardan fazlası filmin fazla etkilenmesine bu nedenle negatif filmler de görüntünün çok koyu, reversal filmlerde ise çok açık olmasına, az gelen ışık ise filmin yeterli derecede etkilenmemesi nedeniyle görüntünün negatif filmlerde çok açık, reversal filmlerde çok koyu olmasına neden olur. Doğal olarak bu iki şekil de istenilen sonuç değildir. Bu nedenlerle diyafram açıklığı o şekilde ayarlanmalıdır ki, çok aydınlık ve güneşli bir havada da çok kapalı ve bulutlu bir havada da fotoğraf çekildiğinde aynı koyulukta bir görüntü elde edilmelidir. Bundan dolayı filmin gerekli miktarda ışığın etkisi altında kalarak normal koyulukta bir kararma meydana getirmesi için, güneşli havalarda diyafram az ışık geçirecek şekilde ve kapalı havalarda ise çok ışık geçirecek şekilde ayarlanması gerekir. Demek ki, diyafram açıklığı ışığın şiddetiyle ters olarak orantılıdır. Yani ışık fazlalaştıkça diyafram açıklığını küçültmek buna karşılık ışık azaldıkça da diyafram açıklığın büyütmek gerekmektedir. Bu şekilde her iki durumda da film aynı miktarda ışığın etkisi altında kalacağından sonuç aynı olacaktır.</p>
<p><strong>ALAN DERİNLİĞİ</strong></p>
<p>Diyafram açıklıklarının. objektiften geçerek filme etki eden ışık miktarını ayarlaması yanında, ikinci bir görevi de alan derinliğini belirlemesidir. Aynı derinliği, netliğin ayarlanmış olduğu noktanın önünde ve arkasında uzanan netlik bölgesidir. Yani fotoğrafta ön plandaki en net nokta ile arka plandaki en net nokta arasındaki uzaklıktır.</p>
<p><img src="http://fotokoligiz.biz/resimler/alanderinligi.JPG" border="0" alt="" width="398" height="480" /></p>
<p>Alan derinliği sınırları, yani en öndeki net nokta ile en arkadaki net nokta arasındaki mesafe, istenilen netliğin sınırları, objektif odak uzaklığı, diyafram açıklığı ve konu ile fotoğraf makinesi arasındaki mesafe gibi birtakım etkenlere bağlıdır. Diyafram açıklığı küçüldükçe alan derinliği artar, yakındaki ve uzaktaki cisimlerin görüntüleri daha net olur. Diyafram açıklığı büyüdükçe alan derinliği azalır ve belli bir uzaklıktaki bütün cisimlerin, makina sonsuza ayar edilmedikçe kesin, belirli net bir görüntüsünü elde etmek olanaksızlaşır. Alan derinliğini sınırlamanın fotoğrafta üç boyutluluk duygusunu kazandırma gibi bazı önemli yararları vardır.</p>
<p><img src="http://fotokoligiz.biz/resimler/alanderinligi2.JPG" border="0" alt="" width="398" height="480" /></p>
<p>Birçok fotoğraf makinasının objektifleri üzerinde mesafe ayar halkasının hemen yanında alan derinliği cetveli vardır. Bu cetvel üzerinde, bir çizgi, bir ok ya da bir noktanın sağında ve solunda olmak üzere her iki tarafa doğru diyaframın en küçük açıklığından en büyük açıklığına kadar f/stopları gösteren rakamlar sağlanmıştır. Çizgi, ok ya da nokta esasen makinanın metre ayrının yapılmasında kullanılmaktadır. Yani makina kaç metre ayarlanacaksa o mesafeyi ifade eden rakam, çizgi ok ya da noktanın karşısına getirilir. Makine netlik için ayarlandıktan sonra bu işaretin sağında ve solunda fotoğraf çekmek için kullanılan diyafram açıklığı rakamlarının, mesafe cetvelinde karşılarına gelen mesafe rakamları konunun alan derinliği sınırlarıdır. Makinanın her diyafram açıklığı için alan derinliğini gösteren bir cetveli yoksa bu durumda bu amaç için hazırlanmış alan derinliği tablolarına bakmak faydalıdır.</p>
<p><img src="http://fotokoligiz.biz/resimler/alanderinligi3.JPG" border="0" alt="" width="398" height="480" /></p>
<p>Alan derinliğinin sınırlarını bulmak için, net olması istenilen en yakın cismin makinaya olana mesafesini 2 ile çarpmak ve elde edilen bu rakam ile mm. cinsinden gösterilen odak uzaklığı mesafesini bölmek gerekir. Örneğin 75mm. odak uzaklığı olan makine ile çekilen fotoğrafta alan derinliği sınırlarının 4 metre ile sonsuz olması istendiği zaman: 4&#215;2=8 ve 75:8= 9,37 bulunur. Bu 4 metre ile sonsuz arasında alan derinliği sınırları olan bir fotoğraf çekilebilmesi için, fotoğraf makinası mesafe ayarının 8 metreye, diyafram açıklığının da f/9&#8242;a ayarlanması gerektiğini gösterir. Çok kısa mesafede belirli alan derinliği sınırları için gerekli netlik ayar mesafesi ve diyafram açıklığını bulmak biraz zordur. Bunun için de:</p>
<p>Netlik Ayar Mesafesi =( 2 x A x B)/ A B<br />
Diyafram Açıklığı = (Odak uzaklığı x (B-A))/ (2 x A x B)</p>
<p>formülleri kullanılır. Formüllerde (A) en yakın net nokta mesafesi ve (B) en uzak net nokta mesafesidir. Örneğin, 6&#215;6 lık bir makinayla F 75 mm., 3 metre ile 12 metre arasındaki alan derinliği için:</p>
<p>Netlik ayar mesafesi = (2 x 3 x 12)/(3+12) = 72/15 = 4,8 metre<br />
Diyafram Açıklığı = (75 x(12-3))/(2 x 12 x 3) = 675/72 = f/9,3</p>
<p>bu da 3 metre ile 12 metre arasında bir alan derinliği elde edebilmek için makinanın f/9 da 4,8 metreye göre ayar edilmesi gerektiğini göstermektedir.</p>
<p><img src="http://fotokoligiz.biz/resimler/alanderinligi4.JPG" border="0" alt="" width="398" height="480" /></p>
<p><strong>ENSTANTANE (OBTÜRATÖR) AYARI</strong></p>
<p>Obtüratör hızının saptanmasında rol oynayan etkenlerden biri de konunun fotoğraf çekilmesi anındaki durumu, hareketli olup olmadığıdır. Hareketli konuların fotoğraflarının çekiminde dikkat edilecek hususlar, konunun hareket yönü, konu-fotoğraf makinası mesafesi ve kullanılan filmin hızıdır. Örneğin, saniyede 1 kilometre hızla yan tarafa doğru hareket eden bir konunun fotoğrafını, 1/1000 saniye obtüratör hızı kullanılsa bile net olarak çekmek olanaksız gibidir. Halbuki aynı konu fotoğraf makinasından çok uzakta olsa idi o zaman 1/100 saniyelik ya da 1/50 saniyelik obtüratör hızı net fotoğrafın çekilmesini sağlayacaktı. Buna göre hareket halinde olan konuların, fotoğraflarını, olabildiği kadar uzaktan çekmek ve sonradan elde edilen negatiften büyütülerek baskı yapmak yerinde olur.</p>
<p>Fotoğrafını çekeceğiniz konuların hareket hızlarını hesap ederken, hareket yönüne de dikkat etmeniz gerekir. Örneğin cepheden size doğru gelen bir otomobilin yer değiştirişi fazla değildir. Halbuki aynı otomobilin sağdan sola veya soldan sağa doğru hareketinde yer değiştirişi çok daha fazladır. Otomobilin hızı her iki şekilde de aynı olmakla beraber karşınızda yer değiştiriş bakımından farklı bir durum meydana gelmiştir ki bu da seçilecek obtüratör hızının yani enstantanenin saptanmasında büyük rol oynar. Hareketli konuların fotoğraflarının çekiminde enstantane ayarını, fotoğrafta hareketin belli olmayacağı kadar kısa bir süre seçmelidir. Çünkü çok hızlı hareket eden bir konunun fotoğrafını çekerken, düşük hızda bir enstantane kullanılırsa, objektifin açık kaldığı süre içinde konu yer değiştirecek ve bu nedenden film üzerinde hareket hali dolayısıyla net olmayan bir görüntü elde edilecektir. Buna karşılık enstantaneyi konunun hareketiyle orantılı olarak ayarlanırsa, objektifin açık kaldığı süre içinde konu hareket halinde olsa bile, objektifin açık kalış süresi o kadar kısa olacaktır ki, ancak o zaman parçası anındaki konunun durumu saptanacak, dolayısıyla net bir görüntü elde edilecektir.</p>
<p><img src="http://fotokoligiz.biz/resimler/alanderinligi5.JPG" border="0" alt="" /><br />
<img src="http://fotokoligiz.biz/resimler/alanderinligi6.JPG" border="0" alt="" /></p>
<p>Birçok durumlarda böyle hızlı hareket eden konuların bir ölü zamanı, yani çok kısa da olsa hareketsiz oldukları bir zaman vardır. Ve onu bulup fotoğrafı o anda çekmek çok büyük bir avantajdır. Örneğin, en yüksek noktasına gelmiş bir salıncak bir an durur ve ondan sonra aşağıya düşmeye başlar, ya da yüksek atlamada sırıkla atlayan bir alet, barın öteki tarafında düşmeden önce, bir an tepede kalır. Bu an çok kısa da olsa onu bulup tespit etmek işten bile değildir. Bütün mesele kısa bir obtüratör hızı kullanmaktır. Fakat bazı durumlarda obtüratör hızının çok kısa olması, fotoğrafta olağan dışı bir görüş verir. Örneğin, dans eden bir balerin elbisesinin eteklerinin hafif flu dalgalar vermesi, fotoğrafa bir canlılık verir. Tersi ise dik, sert bir hava verir.</p>
<p>Muhtelif hareketli konuların fotoğraflarının çekiminde enstantane değerlerinin saptanmasında başlangıç noktası olabilecek bir tablo veriyoruz.</p>
<p><img src="http://fotokoligiz.biz/resimler/alanderinligi7.JPG" border="0" alt="" /><br />
<img src="http://fotokoligiz.biz/resimler/alanderinligi8.JPG" border="0" alt="" /></p>
<p>Tablonun kullanılması: mesela saatte 9-18 km. hızla giden bir bisikletlinin fotoğrafının çekilmesi isteniyor. Hareket halindeki konular sütununda (2. blok) bisikletlileri bulunduktan sonra:</p>
<p>1. Kullanılan makine F. 50mm. ve konu-makine mesafesi,<br />
a) 50 metre olduğunda hareket yönüne göre 1/10, 1/25, 1/50<br />
b) 25 metre olduğunda hareket yönüne göre 1/25, 1/50, 1/100<br />
c) 10 metre olduğunda hareket yönüne göre 1/50, 1/100, 1/250<br />
d) 5 metre olduğunda hareket yönüne göre 1/100, 1/250, 1/500 enstantane değerleri kullanılır.</p>
<p>2. Kullanılan makine F. 105mm.ise ve konu-makine mesafesi<br />
a) 100 metre olduğunda hareket yönüne göre 1/10, 1/25, 1/50<br />
b) 50 metre olduğunda hareket yönüne göre 1/25, 1/50, 1/100<br />
c) 20 metre olduğunda hareket yönüne göre 1/50, 1/100, 1/250<br />
d) 10 metre olduğunda hareket yönüne göre 1/100, 1/250, 1/500 enstantane değeri kullanılır.</p>
<p><img src="http://fotokoligiz.biz/resimler/x1.jpg" border="0" alt="" width="271" height="480" /></p>
<p><strong>ENSTANTANE DİYAFRAM BAĞLANTILARI</strong></p>
<p>Bazı ışık koşullarında fotoğraf çekilirken poz değerlerinden obtüratör hızı arttırılırken, diyafram açıklığı büyütülürse sonuçta aynı nitelikte bir görüntü elde edilir. Örneğin bulutlu bir havada f/8 -1/25 ile ve f/5,6 -1/50 poz değerleriyle çekilen fotoğraflar aynı nitelikte iki fotoğraftır. Çünkü birinci halde, f/8 -1/25 değerleri ile çekilen fotoğrafta, objektiften geçerek filmi etkileyen ışık miktarı ile, ikinci halde f/5,6 -1/50 değerleri çekilen fotoğrafta filmi etkileyen ışık miktarı aynıdır. İkinci halde diyafram açıklığı f/8&#8242;den f/5,6&#8242;ya çıkartıldığında ışık miktarı bir kat arttırıldığı halde enstantane, yani obtüratör hızı 1/25&#8242;den 1/50&#8242;ye çıkartıldığından objektiften geçen ışık miktarı yarı yarıya azaltılmış olur. Bu nedenle iki halde de çekilen fotoğraflarda film aynı miktarda ışığın etkisinde kalmıştır. Bunun için her iki halde de film üzerine iki pozda da aynı şekilde bir kararma meydana geleceğinden çekilen fotoğraflar aynı nitelikte iki fotoğraf olur.</p>
<p>Demek ki, gerektiğinde, diyafram açıklığını sabit tutup enstantaneyi değiştirerek, ya da enstantaneyi sabit tutup diyafram açıklığını değiştirerek aynı nitelikte fotoğraflar çekmek olanak dahilindedir. Yalnız bu nitelik eşitliği sadece ışık etkisi yönündedir.Yani her iki halde de çekilen fotoğraflarda film üzerine aynı miktarda ışık düşmüş, aynı yoğunluklarda görüntüler elde edilmiştir. Ancak bu nitelik eşitliği yanında bazı farklar vardır. Bunlarda net bölgelerin farklılığı, hareketli konuların farklı netlikte görünüşleri vb. gibidir. Bu nedenle gerekli poz değerlerinin saptanmasında, koşullara göre enstantane diyafram bağlantıları arasında bir seçim yapmak gerekir.</p>
<p>Poz değerlerinin saptanmasında göz önünde bulundurulacak etkenler şunlardır : Kullanılan filmin duyarlık derecesi, hızı, konunun hareketli olup olmadığı, aydınlanma koşulları, ışığın şiddeti ve yönüdür.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www2.fotokoligiz.biz/diyafram-enstantane-nedir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Fotoğraf Makinelerinin Çözünürlüğü Nedir?</title>
		<link>http://www2.fotokoligiz.biz/fotograf-makinelerinin-cozunurlugu-nedir/</link>
		<comments>http://www2.fotokoligiz.biz/fotograf-makinelerinin-cozunurlugu-nedir/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 11 Jan 2010 08:05:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Terimler]]></category>
		<category><![CDATA[1024 x 768 = 786.432]]></category>
		<category><![CDATA[1280 x 960 = 1.3 milyon]]></category>
		<category><![CDATA[1600 x 1200 = 2.1 milyon]]></category>
		<category><![CDATA[2048 x 1535 = 3.3 milyon]]></category>
		<category><![CDATA[2272 x 1704 = 4.1 milyon]]></category>
		<category><![CDATA[2560 x 1920 = 5.0 milyon]]></category>
		<category><![CDATA[3024 x 2016 = 6.0 milyon]]></category>
		<category><![CDATA[320 x 240 = 76.800]]></category>
		<category><![CDATA[4256 x 2848 = 12.1 milyon]]></category>
		<category><![CDATA[640 x 480 = 307.200]]></category>
		<category><![CDATA[çözünürlük nedir?]]></category>
		<category><![CDATA[piksek pixel nedir ?]]></category>
		<category><![CDATA[ ]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www2.fotokoligiz.biz/?p=42</guid>
		<description><![CDATA[Açıklama: Çözünürlük, bir sayısal (dijital) fotoğrafın yatay ve dikey sıklığını belirten ölçüdür. Ölçü birimi olarak resim-noktaları veya piksel kullanılır. Merceklerin ve CCD-algılayıcının iyi olduklarını varsayarsak, çözünürlük ne kadar yüksek olursa, fotoğrafın veya baskının görsel olarak bıraktığı izlenim, o kadar iyi olur. “Çözünürlük zenginliği” kavramını, geleneksel fotoğrafçılıktan tanıyoruz. Burada da, farklı çözünürlüklerden söz edebiliriz: Yüksek duyarlı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Açıklama: Çözünürlük, bir sayısal (dijital) fotoğrafın yatay ve dikey sıklığını belirten ölçüdür. Ölçü birimi olarak resim-noktaları veya piksel kullanılır. Merceklerin ve CCD-algılayıcının iyi olduklarını varsayarsak, çözünürlük ne kadar yüksek olursa, fotoğrafın veya baskının görsel olarak bıraktığı izlenim, o kadar iyi olur. “Çözünürlük zenginliği” kavramını, geleneksel fotoğrafçılıktan tanıyoruz. Burada da, farklı çözünürlüklerden söz edebiliriz: Yüksek duyarlı filmler “kalın grenli” olurlar ve daha düşük çözünürlüğe sahiptirler; düşük duyarlı filmlerde ise tam tersidir. Normal, geleneksel filmlerin çözünürlüğü yakl. 10 milyon nokta veya daha fazladır. Ancak burada küçük bir sınırlama yapmamız gerekiyor: dijital makinedeki CCD’nin aksine filmlerin ışığa duyarlı gümüş-halojenid grenleri düzenli bir şekilde sıralanmamıştır.</p>
<p>Dijital makinelerde en çok kullanılan çözünürlükler şunlardır:</p>
<p>320 x 240 = 76.800<br />
640 x 480 = 307.200<br />
1024 x 768 = 786.432<br />
1280 x 960 = 1.3 milyon<br />
1600 x 1200 = 2.1 milyon<br />
2048 x 1535 = 3.3 milyon<br />
2272 x 1704 = 4.1 milyon<br />
2560 x 1920 = 5.0 milyon<br />
3024 x 2016 = 6.0 milyon<br />
4256 x 2848 = 12.1 milyon</p>
<p>Dijital fotoğrafların kalite seviyeleri ve gereksinimleri, ortam ihtiyaçlarına göre belirlenir</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www2.fotokoligiz.biz/fotograf-makinelerinin-cozunurlugu-nedir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Noise Nedir?</title>
		<link>http://www2.fotokoligiz.biz/noise-nedir/</link>
		<comments>http://www2.fotokoligiz.biz/noise-nedir/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 11 Jan 2010 08:03:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Terimler]]></category>
		<category><![CDATA[CMOS ve CCD’lere]]></category>
		<category><![CDATA[fotoğrafta gürültü]]></category>
		<category><![CDATA[fotoğraftaki istenmeyen noktacıklar]]></category>
		<category><![CDATA[Noise Nedir?]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www2.fotokoligiz.biz/?p=40</guid>
		<description><![CDATA[Noise, bir fotoğraftaki istenmeyen noktacıklardır. Film dünyasında buna grain adı verilirken, dijital dünyada noise (gürültü) denmektedir. Sensörlerin kendisine düşen ışığı doğru analiz edememesi ile ilgili bir durumdur ve noise seviyesi yükseldikçe, görüntü kalitesi düşer.
Günümüzde iyi makineler, çok az noise üretmeleriyle ünlüdür. Buna karşılık daha düşük kalite makineler, daha fazla gürültü üretirler ve görüntü kalitesini bozarlar. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Noise, bir fotoğraftaki istenmeyen noktacıklardır. Film dünyasında buna grain adı verilirken, dijital dünyada noise (gürültü) denmektedir. Sensörlerin kendisine düşen ışığı doğru analiz edememesi ile ilgili bir durumdur ve noise seviyesi yükseldikçe, görüntü kalitesi düşer.<br />
Günümüzde iyi makineler, çok az noise üretmeleriyle ünlüdür. Buna karşılık daha düşük kalite makineler, daha fazla gürültü üretirler ve görüntü kalitesini bozarlar. Bu noktacıklar, özellikle açık renk alanlarda iyice çekilmezleşebilir.<br />
Noise seviyesi, muhtelif parametrelerle ilgilidir. Ortak noise problemleri, yüksek ISO değerlerinde ve az ışıklı ortamlarda kendisini gösterir. Buna karşılık ortak olmayan noise problemleri de vardır ve makineden makineye farklılık gösterebilir.<br />
Bazı makinelerin dijital algoritmaları, noise seviyesini düşürecek şekilde gelişmişken, bazıları değildir. Benzer şekilde bazı yüksek MP değerine sahip makinelerde CCD/CMOS’taki devreler kalitesizdir ve fazla noise üretir.<br />
Bu durum, devrelerin birbirine yakınlığı ile de ilgilidir. Nasıl işlemcilere daha fazla transistör sığdırdıkça, daha fazla ısı sorunu ortaya çıkıyorsa, CMOS ve CCD’lere de daha fazla piksel koymak, daha çok noise üretmesini sağlamaktadır zira noise, pikseller arası elektronik bir sorundur.<br />
Bu sebeple, kaliteli profesyonel cihazlar yüksek MP değerlerine sahip olmalarına rağmen, ışık devrecikleri arasındaki mesafe daha fazladır ve sensörler birbirini daha az etkiler. Buna karşılık daha ucuz makinelerde sensörler daha sıkışık bir alana toplanır ve noise artar zira sensörler birbirine parazit yapar.<br />
Pahalı makineler büyük sensörler kullanabilir. Büyük sensörler daha pahalı, daha maliyetlidir ve makinenin ebatları da buna müsaittir. Oysa müşteri seviyesi cihazlar daha ufak sensör kullanır ve maliyetten kurtarmaya çalışır. Kaldı ki, giriş seviyesi cihazlar genelde ufaktır ve bir de “yer” sorunları vardır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www2.fotokoligiz.biz/noise-nedir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Panaroma Çekimi Nedir?</title>
		<link>http://www2.fotokoligiz.biz/panaroma-cekimi-nedir/</link>
		<comments>http://www2.fotokoligiz.biz/panaroma-cekimi-nedir/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 07 Jan 2010 11:13:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Terimler]]></category>
		<category><![CDATA[Aynı piksel sayısı]]></category>
		<category><![CDATA[Beyaz ayarı]]></category>
		<category><![CDATA[Çekim formatı]]></category>
		<category><![CDATA[Hereketli konular]]></category>
		<category><![CDATA[Kaliteli bir birleştirme programı]]></category>
		<category><![CDATA[Mesafe ve odak uzaklığı sabitleme]]></category>
		<category><![CDATA[Odak uzaklığı seçimi]]></category>
		<category><![CDATA[Panaroma Çekimi]]></category>
		<category><![CDATA[Panaroma Çekimi Nedir?]]></category>
		<category><![CDATA[Pozlama kontrolü]]></category>
		<category><![CDATA[Üçayak kullanımı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www2.fotokoligiz.biz/?p=38</guid>
		<description><![CDATA[Panaroma Çekimi
Genellikle kullandığımız çerçeve formatı 2/3 veya 4/3 tür yeni çıkan bazı kompakt modellerde artık 16/ 9 panaroma formatı görülmeye başlandı biz genellikle uzun kenarı 2/3 formatından daha büyük çerçevelere panaroma gözüyle bakıyoruz analog dünyada bu format için yapılan makineler olmasına karşın dijital dünyada daha çok ikiden fazla karenin birleştirilmesi tekniği kullanılıyor bazen bizimde çok [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Panaroma Çekimi</strong></p>
<p>Genellikle kullandığımız çerçeve formatı 2/3 veya 4/3 tür yeni çıkan bazı kompakt modellerde artık 16/ 9 panaroma formatı görülmeye başlandı biz genellikle uzun kenarı 2/3 formatından daha büyük çerçevelere panaroma gözüyle bakıyoruz analog dünyada bu format için yapılan makineler olmasına karşın dijital dünyada daha çok ikiden fazla karenin birleştirilmesi tekniği kullanılıyor bazen bizimde çok zorlandığımız kullandığımız geniş açının yetersiz olduğu zamanlar özellikle kapalı dar mekanlarda ne kadar geniş açımız olsa da panaromanın kullanılmasını zorunlu kılan yerler oluyor dijital fotoğraf makineniz ile yaptığınız çekimlerde aşağıdaki maddelere göstereceğiniz özen ile daha başarılı panaromalar yapabilirsiniz</p>
<p><strong>Mesafe ve odak uzaklığı sabitleme:</strong></p>
<p>Kullandığınız lensin mesafe ve odak uzaklığını manuele alıp çekeceğiniz her kare için aynı ayarda tutmakda fayda var</p>
<p><strong>Pozlama kontrolü:</strong></p>
<p>Makinenizde otomatik veya program modlarının kullanımında her kare için farklı pozlama değerleri oluşabilir bunun için karenin genelinden ölçüm yapıp bir enstantene/diyafram değeri belirlemek ve bu değerleri manuel olarak makineye girip bütün karelere uyarlamak en doğrusudur.</p>
<p><strong>Beyaz ayarı:</strong></p>
<p>Makinenizdeki otomatik beyaz ayarını burada kullanmayacağız çünkü bir kare için yapılan otomatik beyaz ayarı ile diğer bir kare için yapılan otomatik beyaz ayarı ne yazıkki aynı değildir. En güvenilir yöntemler eğer makinenizde mevcut ise manuel kelvin girişi veya makineye beyaz kart referans vermektir.</p>
<p><strong>Odak uzaklığı seçimi:</strong></p>
<p>Çok geniş açılı lenslerden uzak durmak gerekli 28 mm 35mm üzeri lensler ve üzeri odak uzaklıkları kenar bozulmaları daha az olacağı için birleştirmede size klolaylık sağlar her karede kenarlarda en az % 20 birleştirme payı bırakarak bir sonraki karenin kolay birleştirilmesini sağlayın.</p>
<p><strong>Kaliteli bir birleştirme programı:</strong></p>
<p>Her türlü manuel ayarı da yapabileceğiniz esnek ve kolay kullanımı olan bir programa ihtiyacınız olacak birçok birleştirme programında amatör basit ve etkin olmayan birleştirme yapılıyor daha profesyonel olanları ile çalışın</p>
<p><strong>Hereketli konular:</strong></p>
<p>Kare içinde hareket eden konulara dikkat edin birleştirme sonrası aynı konunun iki farklı bölgede görünmesi üzücü olur.</p>
<p><strong>Çekim formatı:</strong></p>
<p>Birleştirme için RAW ve TIF formatları daha uygun olur çünkü yapılan müdahalelerde renkler daha az etkilenir.</p>
<p><strong>Aynı piksel sayısı:</strong></p>
<p>Çekimin aynı çözünürlükte ve fotoğraf kalitesinde yapılması daha sonra yapılacak birleştirmenin işini kolaylaştırır.</p>
<p><strong>Üçayak kullanımı:</strong></p>
<p>Makineyi sabitleştirmek gerektiğini sanırım bir daha anmakta fayda var makine üçayakta hareket ederken yatay ve dikey düzlemde aynı noktada dönmesi gerektiğinde dikkat edelim.<br />
Manzara fotoğrafı çekmek her fotoğraf makinesine sahip olan için kaçınılmaz bir durumdur. Bir kişiye fotoğraf çekmesini söylediğimiz zaman çoğunlukla manzara fotoğrafına yönelmektedir. Bunun nedeni belki doğanın çekiciliği belki de daha kolay elde edilebilmesi olabilir. Çok basit gibi gözüken manzara fotoğrafı çekimi, fotoğrafçılığın en zor dallarından biridir. Çünkü doğada her zaman gerçeğini gören gözler, çektiğimiz fotoğraflarda bu gerçeğin ya olduğu gibi aktarılmasını ya da onun bizim yorumlarımızla yeniden ifade edilmesini istemektedirler. Bu nedenle ışık, renk, ton, kompozisyon, objektif, filtre gibi konuları tam özümsememiş kişinin gözün gördüğü mükemmellikte fotoğraf çekmesi biraz zordur.</p>
<p>Manzara fotoğrafı çekmek isteyen kişi doğaya bağlıdır. Bir bulutlu havanın, sisin ya da bir yağmurlu havanın fotoğrafını çekmek ancak bu koşulların kendiliğinden oluşmasına bağlıdır. Kendiliğinden oluşan bu görüntülerden istediği etkiyi ve ifadeyi veren anı yakaladığı zaman fotoğraf oluşturabilir. Bu nedenle, manzara fotoğrafı çekmek isteyen kişinin öncelikle iyi bir gözlemci olması gerekmektedir. Doğayı bir avcı gibi taradıktan sonra burada bulacağı bir odak noktası fotoğrafın ilgi merkezi ve manzaraya açılan bir pencere olacaktır. Bu nokta uzakta bir dağ, bir binanın cephesi, bir grup ağaç, bir kuş veya bir insan olabilir. İlgi noktasının çok duyarlılıkla seçilmesi ve ilgiyi dışarıya çakacak etkenlerden oluşmaması gerekir. Çekimlerde kullanacağımız objektif 50 mm.lik bir objektif veya 35 mm.lik bir geniş açılı objektif olabilir. Geniş açılı objektifler kullanıldığında geri plandaki konuların olduğundan daha küçük görüleceğini unutmayalım. Manzara fotoğraflarının çekiminde en iyi ışık sabahın ilk saatleri ve akşam günbatımından birkaç saat önceki ışık koşullarıdır. Bu ışıklar konumuza yatay geleceği için hem konudaki kontrastlığı azaltır hem de derinlik duygusu yaratır.</p>
<p>Manzara fotoğraflarında konuyu çerçevelemek fotoğraflarımıza ayrı bir anlam kazandırır. Çerçevelemeyi bir kemer, bir köprü ayağı, bir kapı girişi doğal bir kaya formasyonu veya ağaç veya yapraklarından yararlanılarak gerçekleştirebilirsiniz.</p>
<p>Manzara fotoğraflarının çekiminde düşük enstantane kullanmak hem alan derinliğini artırmak için kısık diyafram kullanmaya imkan tanıyacağından hem de konu içerisindeki hareketli öğelerin hareket izlenimini yakalayabilme imkanı sağlayacağından iyi sonuçlar verir. Diğer taraftan renk kontrastını sağlamak için zıt renkleri renk dengesini bozmadan kullanmak fotoğraftaki görsel zenginliği artırır. Filtre manzara fotoğrafçılığının vazgeçilmez elamanlarındandır. Fotoğrafımızda gökyüzü yer alacaksa gökyüzündeki bulutların fotoğraf üzerindeki etkisini artırmak ya da yüksek noktalarda fotoğraf çekerken U.V. ışınlarının fotoğrafımızı etkilemesini önlemek için mutlaka filtre kullanmalıyız. 80 A-80 B filtreleri bulutları daha belirgin olarak görüntülemeyi sağlar</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www2.fotokoligiz.biz/panaroma-cekimi-nedir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>CCD ve CMOS Nedir?</title>
		<link>http://www2.fotokoligiz.biz/ccd-ve-cmos-nedir/</link>
		<comments>http://www2.fotokoligiz.biz/ccd-ve-cmos-nedir/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 06 Jan 2010 13:46:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Terimler]]></category>
		<category><![CDATA[Bütünleyici Metal Oksit Yarıiletken]]></category>
		<category><![CDATA[ccd nedir?]]></category>
		<category><![CDATA[CCD ve CMOS Nedir?]]></category>
		<category><![CDATA[Charge Coupled Device nedir?]]></category>
		<category><![CDATA[cmos nedir?]]></category>
		<category><![CDATA[Complementary Metal Oxide Semiconductor nedir?]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www2.fotokoligiz.biz/?p=36</guid>
		<description><![CDATA[CCD-algılayıcı veya CCD-çip olarak da adlandırılır. Yüklenme iliştrilimiş araç (İngilizce; Charge Coupled Device).
Dijital fotoğraf makinelerinin ve video kameralarda ışığa duyarlı yüzey olarak iş görürler. Bir tabakanın üstüne dizilmiş ışığa duyarlı foto diyotlardan oluşurlar. Bunlar, düşen ışığı elektrik gerilimine çevirirler. Ne kadar aydınlık olursa ışık hücresinde (fotosel) biriken gerilim de o kadar yüksek olur. Matrix gerilim, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>CCD-algılayıcı veya CCD-çip olarak da adlandırılır. Yüklenme iliştrilimiş araç (İngilizce; Charge Coupled Device).<br />
Dijital fotoğraf makinelerinin ve video kameralarda ışığa duyarlı yüzey olarak iş görürler. Bir tabakanın üstüne dizilmiş ışığa duyarlı foto diyotlardan oluşurlar. Bunlar, düşen ışığı elektrik gerilimine çevirirler. Ne kadar aydınlık olursa ışık hücresinde (fotosel) biriken gerilim de o kadar yüksek olur. Matrix gerilim, bir analog-dijital (A/D) çevirici ve işlemci vasıtası ile resime çevrilir.<br />
CCD algılayıcılar ışığa karşı, CMOS algılayıcılardan daha duyarlıdırlar ve ürettikleri görüntüler daha niteliklidir. Buna karşılık daha pahalıdırlar ve daha fazla güç harcarlar. </p>
<p>CMOS Algılayıcılar:</p>
<p>CMOS (İngilizce: Complementary Metal Oxide Semiconductor; Bütünleyici Metal Oksit Yarıiletken), bir tümleşik devre üretim teknolojisidir.<br />
N-tipi ve P-tipi olarak adlandırılan NMOS ve PMOS transistorların aynı tümdevre üzerinde gerçeklenmesine olanak tanır. Genel olarak günümüzde kullanılan sayısal (dijital) devrelerin neredeyse tamamı (örneğin mikroişlemciler) CMOS teknolojisi ile üretilir. Bu teknolojinin yaygın olarak kullanılmasının nedeni, bu teknolojinin birim silisyum alanda en fazla transistor gerçeklenmesini olanaklı kılması, gerçeklenen devre açık durumda fakat işlem yapmazken neredeyse güç tüketmemesi gibi önemli özelliklerdir. Böylece elektronik endüstrisinin temel taleplerinden olan düşük maliyet ve düşük güç tüketimi (uzun pil ömrü) sağlanmış olur</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www2.fotokoligiz.biz/ccd-ve-cmos-nedir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Pozometre Nedir?</title>
		<link>http://www2.fotokoligiz.biz/pozometre-nedir/</link>
		<comments>http://www2.fotokoligiz.biz/pozometre-nedir/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 05 Jan 2010 09:45:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Terimler]]></category>
		<category><![CDATA[LDR]]></category>
		<category><![CDATA[Pozometre fiyatları]]></category>
		<category><![CDATA[Pozometre kullanımı]]></category>
		<category><![CDATA[Pozometre Nedir?]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www2.fotokoligiz.biz/?p=34</guid>
		<description><![CDATA[Görüntüsünü kaydedeceğimiz cismin üzerine düşen ışığın ölçülmesi amacıyla kullanılır. Cismin üzerine düşen ışık cismin üzerinden yansır biz bu ışınların objektifimizden geçmesi ve filmi pozlaması veya elektronik cihazlarda tüpe veya ccd lere düşmesiyle görüntü kaydettiğimize göre, bizim doğru değerde diyafram bağlamamız için cisimden yansıyan ve objektife giren ışığın değerini bilmemiz gerekir. Pozlama ışık değerini ölçmeye yaradığı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Görüntüsünü kaydedeceğimiz cismin üzerine düşen ışığın ölçülmesi amacıyla kullanılır. Cismin üzerine düşen ışık cismin üzerinden yansır biz bu ışınların objektifimizden geçmesi ve filmi pozlaması veya elektronik cihazlarda tüpe veya ccd lere düşmesiyle görüntü kaydettiğimize göre, bizim doğru değerde diyafram bağlamamız için cisimden yansıyan ve objektife giren ışığın değerini bilmemiz gerekir. Pozlama ışık değerini ölçmeye yaradığı için pozometre adını alır. Görüntüsünü çekeceğimiz cisme gelen bütün ışık kaynaklarını pozometre ile tek tek ölçüp matematiksel ortalamasını alarak diyafram bağlanmalıdır. Bu alınan değer her şeye rağmen kameramanın yaratmak istediği atmosfere bağlı olarak kendisi tarafından değerlendirilir.</p>
<p>Bir fotoğrafın oluşması için ışık ve gölgenin (karanlığı) birlikte olması gerekir. Tamamen ışıklı bir ortamda fotoğraf olmayacağı gibi tamamen karanlık ortamda da fotoğraf oluşmaz. Bu nedenle ışığın yapısını iyi kavramak lazımıdır. Işık konusuna şu anda girmeden önce ışığın nasıl ölçüldüğünü anlatalım. Bir çok fotoğraf çeken bir çok kişi ışık ölçümünün nasıl olduğunu bilmediklerinden çok mükemmel olabilecek fotoğraflarının zayi olmasına neden olmaktalar. Bu nedenle ışık ölçümünün nasıl olduğunu öğrenmekte yarar vardır.</p>
<p>İlk önce şunu bilmekte yarar vardır ki, üzerine fotoğraf çekmekte olduğumuz filmler, ışığa karşı duyarlı malzemelerdir ve yalnızca gereksinme duydukları kadar ışık aldıklarında fotoğraf denilen görüntüyü verirler. Pozlama konusunu anlatırken bahsettiğimiz gibi filmlerin gereksinme duydukları kadar ışık almalarına pozlama dengesi denmektedir. Pozlama dengesinin altında ve üstünde filmlerin ışık almaları teknik açısından uygun olmayan fotoğraf oluşmasına yada hiç fotoğraf oluşmamasına neden olmaktadır.</p>
<p>Gerçek anlamda pozlama dengesinin kurulmasında en büyük yardımcımız, aslında her biri küçük birer bilgisayar gibi çalışan pozometrelerdir. Pozometre herhangi bir ortamdaki ışığın ölçülmesinde kullanılırlar. Günün hangi saatinde hangi mekanda olursa olsun pozometreler fotoğraf çekilecek ortamın ışığını kesin olarak ölçebilirler.</p>
<p>Çok değişik modelleri olmasına rağmen pozometrelerin hepsi aynı ilkelere göre çalışırlar. Aralarındaki fark bazı ayrıntılardan kaynaklanır. Pozometreler konudan gelen ışığı ya da konudan yansıyan ışığı ölçüp, sonucu enstantane ya da diyafram değeri açısından verirler. Kısaca ışığa duyarlı bir göz ve okunan ışık şiddetini enstantane ve diyafram değerini çeviren pozometreler farklı yapılarda olabilirler. Bunların en önemli farklılıkları ışığa karşı duyarlı elamanlarındadır.</p>
<p>Her pozometrede ortamdaki ışık miktarını gören bir göz bulunmaktadır. Ortamdaki ışık bu gözün (photocell) üzerine düştüğünde, küçücük de olsa bir elektrik akımı oluşmakta ve bu elektik akımı devreye bağlı bulunan bir akım ölçeri hareket geçirmektedir. Işığa karşı duyarlı olan bu göz üzerine düşen ışık miktarı artıkça, oluşan elektrik akımının gücü de artmakta ve akım ölçerin ibresindeki sapmayı daha da artırmaktadır. Kimi daha geliştirilmiş pozometrelerde (selenyumlu) bu elektrik devresine birde pil bağlanmıştır. Böylece pozometrenin gücü daha da artırılmıştır. Başka bir ifadeyle normal şartlarda ışığa karşı duyarlı gözün çok zor fark edebileceği az ışıklı ortamlarda besleyici pil sayesinde rahatlıkla ışık ölçümü yapabilmektir.<br />
Diğer bir pozometre türü olan kadmiyum sülfitlerde ise, ışığa gösterildiğinde direnci azalan bir foto direnç (LDR) bulunur. Çalışabilmeleri için pil gereklidir. Işığa karşı daha duyarlı alan bu ışık ölçerlerin çalışma ilkeleri selenyumlu pozometrelerle aynıdır.</p>
<p>Silikon fotodiyotlu hücrelerden yapılmış ışık ölçerler günümüzde en yaygın kullanılan pozometrelerdir. Geri beslemeli akım voltaj çeviricisi olarak çalışan işlemsel güçlendirici aracılıyla, silikondan yapılmış yarıiletkenin ürettiği elektrik akımı, duyarlı bir akım ölçerin ibresini oynatır. Bu oynama oldukça geniş bir ışık şiddeti aralığında doğrusal değiştiği için silikon fotodiyotlu ışık ölçerler en güvenilir pozometrelerdir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www2.fotokoligiz.biz/pozometre-nedir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Teleconverter Nedir?</title>
		<link>http://www2.fotokoligiz.biz/teleconverter-nedir/</link>
		<comments>http://www2.fotokoligiz.biz/teleconverter-nedir/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 04 Jan 2010 09:34:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Terimler]]></category>
		<category><![CDATA[büyüteç]]></category>
		<category><![CDATA[Teleconverter Nedir?]]></category>
		<category><![CDATA[Telekonvertör Nedir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www2.fotokoligiz.biz/?p=31</guid>
		<description><![CDATA[
Fotograf makinesinin gövdesiyle objektif arasına yerleştirilerek konuyu 1.4 katından 2 katına kadar büyütebilen optik araç.
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www2.fotokoligiz.biz/resimler/2xtelekonverter.jpg" alt="2xtelekonverter" title="2xtelekonverter" width="200" height="207" class="alignnone size-full wp-image-32" /><br />
Fotograf makinesinin gövdesiyle objektif arasına yerleştirilerek konuyu 1.4 katından 2 katına kadar büyütebilen optik araç.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www2.fotokoligiz.biz/teleconverter-nedir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Karanlik Oda Teknikleri</title>
		<link>http://www2.fotokoligiz.biz/karanlik-oda-teknikleri/</link>
		<comments>http://www2.fotokoligiz.biz/karanlik-oda-teknikleri/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 02 Jan 2010 11:45:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Teknikler]]></category>
		<category><![CDATA[fotoğrafta netlik]]></category>
		<category><![CDATA[green]]></category>
		<category><![CDATA[gren yapısı]]></category>
		<category><![CDATA[karanlık oda teknikleri]]></category>
		<category><![CDATA[Karanlik Oda Teknikleri MÜKEMMEL NEGATIF Netlik Yoğunluk Kontrast Gren nedir]]></category>
		<category><![CDATA[kontrast]]></category>
		<category><![CDATA[mükemmel nefatif]]></category>
		<category><![CDATA[netlik]]></category>
		<category><![CDATA[temizlik]]></category>
		<category><![CDATA[yoğunluk]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www2.fotokoligiz.biz/?p=29</guid>
		<description><![CDATA[Teknik anlamda, bir fotograf yapmak, bir filmi pozlamakla (exposure) baslar. Görsel olarak, pozlanmis bir filmle, pozlanmamis bir film arasinda fark yoktur; resim orada olmasina ragmen, hala gizli bir sekildedir. Ortaya çikarmak için, film banyo edilmelidir. Banyo filmi negatife dönüstürür. Negatif fotografin asil formuna baski yolu ile dönüsür. Fotograf teknigi usullerinin önemine gelince, daha iyi negatif, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Teknik anlamda, bir fotograf yapmak, bir filmi pozlamakla (exposure) baslar. Görsel olarak, pozlanmis bir filmle, pozlanmamis bir film arasinda fark yoktur; resim orada olmasina ragmen, hala gizli bir sekildedir. Ortaya çikarmak için, film banyo edilmelidir. Banyo filmi negatife dönüstürür. Negatif fotografin asil formuna baski yolu ile dönüsür. Fotograf teknigi usullerinin önemine gelince, daha iyi negatif, daha iyi baski demektir. Herhangi bir negatifin kalitesi hakkinda karar vermenin üç faktörü; odaklama (focusing) , isik ve baskidir. Kamerayi odaklamak negatifin netliginin derecesini belirler. Lens yanlis odaklanmissa negatif net olmayacaktir ve bu konuda hiçbir sey yapilamaz. Dogru olarak odaklandiginda net olmasi gerekir, fakat yine de bulanik olabilir. Pozlama sirasinda kamera kazara hareket ettirilmistir veya konu çok hizli hareket ettigi için seçilen örtücü hizi görüntüyü film üzerinde dondurmak için çok yavastir. Fakat net bir negatif bile bulanik bir baskiya yol açabilir. Çünkü, agrandizörün lensi dogru olarak odaklanmamistir veya kagit pozlanirken agrandizör sallanmistir veya titremistir veya negatif odak yüzeyinden pozlama sirasinda ayrilmistir. Kameradaki filmi pozlamak, olusacak negatifi iki açidan belirler; netlik ve yogunluk. Seçilen pozlama süresi, hareket eden konunun görüntüsünü dondurmak için veya pozlama sirasinda dikkatsizlik nedeniyle kameranin sallanmasiyla görüntünün bulanik olmasini engelleyemeyecek kadar yavassa negatif net olmayacaktir; pozlama film hizi ve aydinlatmanin parlakligina göre çok uzun veya çok kisa ise negatif iyi bir baski için ya çok yogun ya çok zayif olacaktir. Pozlanan filmin banyo edilmesi, negatifi yogunluk, kontrast, gren yapisi ve bir ölçüye kadar netlik açisindan belirler. Banyo süresi çok uzun veya çok kisa ise, banyo sicakligi çok yüksek veya çok düsükse veya kullanilan banyo tipi film için uygun degilse, faktör veya faktörlerin bilesimine bagli olarak negatif çok yogun, çok zayif, çok kontrast, düsük kontrastli, çok grenli olabilir. Fazla banyo edilmis veya çok grenli negatifler asla çok iyi negatiflerden yapilmis baskilar kadar iyi baski vermez. O zaman mükemmel negatif nedir?</p>
<p><strong>MÜKEMMEL NEGATIF</strong></p>
<p>Mükemmel bir negatif, fotografçinin maskeleme veya bölgesel yakma gibi her türlü yönlendirmeye basvurmasina gerek kalmaksizin 2 veya 3 numara karta çok iyi baski veren negatiftir. Ne yazik ki bu ifade açik olmasina ragmen bir baska soruya yol açtigindan çok yardimci degildir. Iyi baski nedir? Bu asamada konu karmasiklasmaya baslar. Çünkü bir fotografçiyi tatmin eden bir baski, diger bir fotografçi tarafindan çok koyu, çok kontrast, çok açik veya çok düz oldugu için begenilmeyebilir. Dahasi, normal olarak bir baskinin &#8220;grensiz &#8221; olmasi gerekirken , fotografçi tarafindan fotografinin etkisini artirmak için tasarlanarak ve basariyla kullanilan grenin yaratici anlamlari oldugu söylenir. Ayni sekilde, normal olarak netlik iyi bir baski için birincil gereksinmelerden biri olmasina ragmen, bazen kismen veya tamamen netsizlik soyut nitelikteki bir konuyu resmin izleyicisine aktarmak için gerekli olabilir. Baska bir deyisle, bir durumda çok iyi olan bir negatif, diger bir durumda pekala hatali olabilir, ya da tersi. Bir tane degil, birçok mükemmel negatif tipi vardir. Özel bir durumda, mükemmel bir baski üretebilmek için fotografçi, asagidaki 5 negatif niteligini göz önünde tutarak, negatifini konusunun dogasina, konu kavramina ve fotografin amacina uydurmalidir.</p>
<p>* Netlik<br />
* Yogunluk<br />
* Kontrast<br />
* Gren yapisi<br />
* Temizlik </p>
<p>NETLIK</p>
<p>Yalnizca bir tür netlik olmasina ragmen (daha önce söylendigi gibi, bu odaklamanin baslica fonksiyonudur.)netsizlik bir negatifte kendini 4 farkli sekilde gösterebilir.</p>
<p>Genel Yönsüz Netsizlik kamerayi yanlis odaklamak veya odaklamayi tamamen ihmal etmenin sonucudur, örnegin; basit bir kameranin lens ayarini portreden manzaraya çevirmeyi unutmak, bu yaygin bir hata çünkü konu göstergede hala net görünmektedir. Eger, genel netsizligin derecesi çok küçükse (hata, siklikla 35 mm negatiflerde bulunur.) buna sunlardan biri neden olabilir.</p>
<p>- Objektif ; yapisi nedeniyle çok net filmler çekmeye yeterli degildir (bazi yüksek hizli ve ucuz objektiflerin hatasi).<br />
- Objektifin odak degistirme problemi vardir (Böyle objektifler, kullanilan her bir diyafram araligina bagli olarak, konunun görüntüsünü filmden farkli uzakliklarda net odaga getirirler). Bu hatayi yok etmek için, objektif çekimin yapilacagi ayni diyafram ayariyla odaklanmalidir.<br />
- Objektif kir, parmak izi ve buharla kaplanmistir (Bu sonuncusu, makinayi dondurucu soguktan dogrudan isitilmis bir odaya alip, objektife isinma süresi taninmaksizin çekim yapmaktan kaynaklanir).</p>
<p>Kismi Yönsüz Netsizlik Iki nedeni vardir; ya makina objeden yanlis uzaklikta özensizce odaklanmistir, böylece de konu yerine arka plan ya da ön plan keskinlesmistir, ya da objektif konunun tüm derinligini içermek üzere, net olarak belirlenen bölgenin derinligini içine alacak sekilde kisilmamistir.</p>
<p>Kismi Yönlü Netsizlik ; Hareket halindeki bir konunun görüntüsünü dondurmak için örtücü hizinin çok düsük olmasinin bir sonucudur (Yalnizca hareket eden konu bulanik çikmistir, hareket etmeyen statik kisim ise net çikmistir).</p>
<p>Genel Tek Yönlü Netsizlik Pozlama sirasinda kameranin hareket etmesinin bir sonucudur. Bu durumda bütün bir fotograf ayni seklilde bir yönde bulanik olarak ortaya çikar. Önemsiz, küçük durumlarda belki genel yönsüz netsizlikten ayirt edilmesi güç olabilir ve bu durumda hatanin nedenini bulmak için negatifin bir büyüteç altinda incelenmesi gerekir.</p>
<p>YOGUNLUK</p>
<p>Baskinin pozlanmasini belirleyen en önemli faktör negatifin yogunlugudur. Mükemmel negatifin genel yogunlugu öyle olmalidir ki, baski pozlamasi ne anormal bir sekilde uzun ne de kisa olmalidir. Zaman alici ve can ****** olmasinin yani sira çok uzun pozlasalar agrandizörün fazla isinmasina, negatifin odak yüzeyinden ayrilmasina neden olur ve kagit asiri pozlama, güvenlik isigi veya agrandizörden sizan bir isik nedeniyle sislenmeye baslar. Çok kisa pozlama dogru zamanlamayi zorlastirir ve maskelemeyi imkansizlastirir. Uygun pozlama zamani ortalama olarak 10 saniyeden 25 saniyeye kadar uzanir.</p>
<p>Ortalama konularin negatifleri, gölgeler ve parlak noktalarda baski yapilabilir detaylari içeriyorsa, normalde mükemmel kabul edilir. Örnegin; eger negatifin en zayif bölgeleri (konunun en karanlik veya gölge bölgeleri) farklilastirilmis ve az da olsa benzer sis yogunlugu veya parlaklik içermiyorsa ve negatifin en yogun bölgeleri (konunun en parlak noktasi) dereceleme gösteriyorsa ve çok koyu alanlari az degilse (ki bu en fazla resme bulanik bir görüntü verecek sekilde baskida farklilastirilmamis gri seklinde görünür). En parlak nokta fotografta tam beyaz baski vermeli ve negatifte de koyu siyah olmalidir.</p>
<p>Sonuç olarak, yukarida belirtilen dezavantajlara ek olarak, çok yogun negatifler daha az net, daha grenli ve odaklamasi normal olandan daha zor oldugu için, derecelemesinin tatmin edici olmasi sartiyla, en zayif alanlarinda gerekli ayrintilari gösteren en zayif negatif normalde baski için seçilmesi gerekendir.</p>
<p>Tatmin edici olmayan negatif yogunlugu ya hatali pozlamanin ya hatali gelistirmenin ya da her ikisinin bilesiminin bir sonucudur. Fazla pozlama ya da asiri gelistirme negatifi çok yogun; yetersiz pozlama veya yetersiz gelistirme ise çok zayif kilar.</p>
<p>KONTRAST</p>
<p>Kagit derecelerini belirleyen en önemli faktör yogunluk derecesine esittir: Yüksek kontrastli negatif, yüksek ve düsük yogunluk alanlari arasindaki farkin çok büyük, düsük kontrastli bir negatif de en zayif ve yogun alanlar arasindaki farkin küçük oldugu bir negatifdir. Esasen hiç bir negatif tipi digerinden daha iyi degildir (ne de, bu konu için, normal bir negatiften daha iyi). Çünkü etkili olabilmek için, belli tip fotograflar kontrast derecesinin yüksek olmasini gerektirir, digerlerinin fotograflanan konunun esasini yakalamasi düsük kontrastli olmasina baglidir. Bununla beraber, bir çok durumda mükemmel negatifin genel yogunlugu, onun yogunluk derecesinden bagimsiz olarak 2 ve 3 numarali kagida basarken düzgün bir baski verecektir.</p>
<p>Tatminkar olmayan negatif kontrasti, ya anormal konu kontrasti (normal disi düsük yada yüksek olabilir) ya yanlis film seçilmesi (çok kontrastli veya yumusak) ya da hatali gelistirmenin sonucu olabilir. Sonuncu durumda, fazla gelistirme, yüksek gelistirici sicakligi ya da yüksek kontrastli gelistirici kullanmak kontrasti artirir ve az gelistirme, çok düsük gelistirici sicakligi veya düsük kontrastli film kullanilmasi negatif kontrastini düsürür.</p>
<p>GREN</p>
<p>Film duyarkatinin dogal bir parçasidir. Yüksek hizli filmlerin çogu düsük hizli filmlerden daha kalin gren yapisina sahiptir, buna karsin yavas filmlerse neredeyse tamamen grensizdir. Bu özellik bir dereceye kadar uygun isiklama ve gelistirme kombinasyonu ile degistirilebilir (artirilabilecegi gibi, küçültülebilir). Ince grenli gelistiricide çok az uzatilmis pozlama, çok az kisaltilmis gelistirici süresi ile baglantili olarak negatifi standart gelistiricide normal gelistirmeyle baglantili olarak normal pozlamanin ürünü negatiflerden yalnizca daha yumusak degil, ayni zamanda daha grenli yapar. Özel olarak ince grenli bir gelistiricide gelistirilen normal hizli filmler, baskida kötü grenli bir görüntü olmaksizin 10, 15 kez büyütülebilen (35 mm&#8217;den 16 x 20 cm&#8217;ye) negatifler elde etmeye elverislidir. Daha ortalama baski boylarinda (35 mm negatif için 11 x 14 cm&#8217;e kadar, daha genis negatifler için biraz daha genis ) standart gelistirici ve normal hizli film kombinasyonu gerçekte grensiz büyütmeler olusturabilir, bu da pozlamanin, filmin yeteri kadar gölge detayini almasini saglayacak kadar çok olmasi ve gelistirmenin yeterince kisa olmasi sartiyla, normal kontrastli negatifler olusturmak dahasi göreli olarak düsük genel yogunlugu olusturmakla mümkündür. Gren, negatifin yogunluguyla ve sirasiyla banyo süresiyle artar, kontrastin çok düsük oldugu negatifler yüksek kontrastli kagida baskiyi gerektirir. Bunun dogal sonucu olarak bu film grenini yumusak ve normal dereceli bir kagittan daha yüksek bir dereceye çikarir.</p>
<p>Bununla beraber, ilginç bir gerçektir ki, yüksek çözme güçlü ve ince grenli filmler en net baskilari verecekler diye bir sey yoktur. Daha kesin olarak baskilar, düsük çözme gücüne sahip ve kalin grenli negatiflerden yapildigi zaman daha net çikabilir. Bu özellikle ana hat ve detaylarin net olarak seçilemedigi, bunun sonucu olarak de resim formunda gözün tam olarak odaklayacagi bir seyin bulunmadigi düsük kontrastli konularda ortaya çikar. Ayni konuyu betimleyen grenli baski, ayni sekilde farklilastirmadan yoksun olmasina ragmen göze üzerinde toplanacagi bir sey sunar -film greni. Gren baskinin tek gerçek parçasi oldugunda grenli baski gözü yaniltarak gerçekte daha net ve grensiz olandan, daha net çikar.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www2.fotokoligiz.biz/karanlik-oda-teknikleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Makinamızı Nasıl Tutalım</title>
		<link>http://www2.fotokoligiz.biz/makinamizi-nasil-tutalim/</link>
		<comments>http://www2.fotokoligiz.biz/makinamizi-nasil-tutalim/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 31 Dec 2009 14:22:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Teknikler]]></category>
		<category><![CDATA[fotoğraf çekim teknikleri]]></category>
		<category><![CDATA[fotoğraf makinası nasıl tutulur]]></category>
		<category><![CDATA[monopot]]></category>
		<category><![CDATA[objektif tutmak]]></category>
		<category><![CDATA[tripod]]></category>
		<category><![CDATA[vizör]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www2.fotokoligiz.biz/?p=26</guid>
		<description><![CDATA[Değişik konuların fotoğraflarının çekiminde, değişik fotoğrafik pozisyonlarda, fotoğraf makinesi çok değişik şekillerde tutulur. Makinenin sağlam bir şekilde tutulması, çekim anında sallantıya engel olmak için gereklidir. Böylece, fotoğraftaki bulanıklığa engel olunur. 35 mm SLR makinelerin doğru tutuş şekli şöyledir: Sol eli avuç içi yukarıya doğru bakacak ve başparmak ileriyi gösterecek şekilde açınız. Diğer dört parmak sağa [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Değişik konuların fotoğraflarının çekiminde, değişik fotoğrafik pozisyonlarda, fotoğraf makinesi çok değişik şekillerde tutulur. Makinenin sağlam bir şekilde tutulması, çekim anında sallantıya engel olmak için gereklidir. Böylece, fotoğraftaki bulanıklığa engel olunur. 35 mm SLR makinelerin doğru tutuş şekli şöyledir: Sol eli avuç içi yukarıya doğru bakacak ve başparmak ileriyi gösterecek şekilde açınız. Diğer dört parmak sağa doğrudur. Makineyi dengeli bir biçimde avuca oturtunuz. Baş ve işaret parmakları objektifi sarsın. Sağ el makinenin sağ yanını kavrasın, işaret parmağı deklanşöre uzansın. Böylece sol el ile netlik ve diyafram ayarı yapılır. Sağ göz, “bakaç” a (vizör) iyice yapıştırılmalıdır. Böylece, tam bir çerçeveleme yapmak mümkün olur. Makine gözünüzden uzak kalırsa çerçevelemede hatalar yapılabilir. Makinenin eller tarafından iyi kavranması ve göz ile bütünleşmesi yeterli değildir. Kolların ve bedenin duruşu da çok önemlidir. Beden dengede olmalıdır. Bedene sağlam bir duruş vermek için bir duvar, bir ağaç, bir sokak lambası gibi yaslanacak sağlam bir yer bulmaya çalışılmalıdır. Normal bakış seviyesinden daha alçak pozisyonlarda çalışmanın zorunlu olduğu durumlarda, çömelerek çalışmak çok sakıncalıdır. Çünkü vücut bu şekilde tam bir dengede duramaz. Böyle durumlarda en iyi yöntem, yere diz dayamaktır. Ayakta, hiçbir yere yaslanmadan fotoğraf çekiminde ayakların birleştirilmesi sakıncalıdır. Ayakların birbirinden omuz genişliği kadar açık tutulmasıyla sağlam bir duruş sağlanır. Elde tutarak sarsıntısız bir çekim yapabilmek için en azından, kullanılan objektifin odak uzaklığına eşdeğer bir enstantane (50mm için 1/60sn, 28 mm için 1/30sn) değeriyle ya da daha yüksek bir enstantane kullanımının gerekli olduğu durumlarda(1/15, 1/8 vb.), sehpa(tripod) kullanmak, sallanma sorununu en emin şekilde çözer. Özellikle tele objektiflerde, odak uzaklığına en yakın enstantane değerinin altındaki değerlerle yapılacak çekimlerde sehpa kullanılması önerilir. Tek bacaklı sehpa (monopot) ve 3 bacaklı sehpa (tripot) bu sorunun çözümüne yardımcı olacak araçlardır. </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www2.fotokoligiz.biz/makinamizi-nasil-tutalim/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Amatör fotoğrafçılara 10 ipucu</title>
		<link>http://www2.fotokoligiz.biz/amator-fotografcilara-10-ipucu/</link>
		<comments>http://www2.fotokoligiz.biz/amator-fotografcilara-10-ipucu/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 18 Dec 2009 08:13:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[amatör fotoğrafçı]]></category>
		<category><![CDATA[an yakalamak]]></category>
		<category><![CDATA[fotoğrafçı ipuçları]]></category>
		<category><![CDATA[portre çekim teknikleri]]></category>
		<category><![CDATA[titretmeden çekmek]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www2.fotokoligiz.biz/?p=24</guid>
		<description><![CDATA[Bir anı en iyi şekilde yakalamak için aşağıdaki önerileri unutmayın 
1- Fotoğraf Makinanızı her zaman yanınızda bulundurun
2- Özellikle portre çalışmalarınızda çok yakın çekimler yapmaya gayret edin
3- İnsanları fotoğraflarken onları konuşturmaya ve hareket ettirmeye çalışın , böylece daha doğal kareler elde edersiniz
4- Seçtiğiniz konunun arka planına dikkat edin . Karmaşık rengarek planlardan kaçının bunlar fotoğrafta dikkat [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><strong>Bir anı en iyi şekilde yakalamak için aşağıdaki önerileri unutmayın </strong></p>
<p>1- Fotoğraf Makinanızı her zaman yanınızda bulundurun<br />
2- Özellikle portre çalışmalarınızda çok yakın çekimler yapmaya gayret edin<br />
3- İnsanları fotoğraflarken onları konuşturmaya ve hareket ettirmeye çalışın , böylece daha doğal kareler elde edersiniz<br />
4- Seçtiğiniz konunun arka planına dikkat edin . Karmaşık rengarek planlardan kaçının bunlar fotoğrafta dikkat dağıtacağı için iyi sonuç yaratmayacaktır.<br />
5- Her zaman objeyi merkeze almayın en iyi kompozisyonu yakalamaya çalışın<br />
6- Özellikle geniş açı kullandığınız manzara çalışmalarında , ön plandaki nesneleri de unutmayın ve bunları mümkün olduğunca kompozisyon içine alınız<br />
7- Işığın en iyi olduğu anı yakalamaya çalışın, kapalı ortamlarda en iyi ışığı yaratmaya özen gösterin<br />
8- Makinanınızı titretmemeye dikkat edin o anı bir daha yakalayamayabilirsiniz<br />
9- Flash kullanımına çok dikkat edin fotoğrafınızın önemi yitirmesine neden olmasın<br />
10- Makina ve teçhizat seçiminize dikkat ediniz, elinizdeki malzemenin size vereceği sonuçları iyi tahmin ediniz.</p></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www2.fotokoligiz.biz/amator-fotografcilara-10-ipucu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Fotoğrafçılık Nedir?</title>
		<link>http://www2.fotokoligiz.biz/fotografcilik-nedir/</link>
		<comments>http://www2.fotokoligiz.biz/fotografcilik-nedir/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 17 Dec 2009 07:51:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[fotoğrafçı]]></category>
		<category><![CDATA[fotoğrafçılığın tarihçesi]]></category>
		<category><![CDATA[fotoğrafçılığın temeli]]></category>
		<category><![CDATA[fotoğrafçılık]]></category>
		<category><![CDATA[fotoğrafçılık nedir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www2.fotokoligiz.biz/?p=9</guid>
		<description><![CDATA[Fotoğraf, doğada mevcut gözle görülebilen maddi varlık ve şekilleri, ışık ve bazı kimyasal maddeler yardımıyla ışığa karşı duyarlı hale getirilmiş film, kağıt veya her hangi bir madde üzerine saptayan fiziksel ve kimyasal bir işlemdir. Kelime Yunanca ışık anlamına gelen &#8220;photos&#8221; ve yazı anlamına gelen &#8220;graphes&#8221; kelimelerinden oluşmaktadır. Yani ışıkla yazmak anlamına gelmektedir. Fotoğrafçılık uluslararası bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Fotoğraf, doğada mevcut gözle görülebilen maddi varlık ve şekilleri, ışık ve bazı kimyasal maddeler yardımıyla ışığa karşı duyarlı hale getirilmiş film, kağıt veya her hangi bir madde üzerine saptayan fiziksel ve kimyasal bir işlemdir. Kelime Yunanca ışık anlamına gelen &#8220;photos&#8221; ve yazı anlamına gelen &#8220;graphes&#8221; kelimelerinden oluşmaktadır. Yani ışıkla yazmak anlamına gelmektedir. Fotoğrafçılık uluslararası bir dildir ve modern hayatta üçüncü bir göz vazifesi görür. Fotoğrafçılık bakmakla görmenin ayrı ayrı şeyler olduğunu kanıtlar. Fotoğraf bugünkü gelişme devrinde bir bilim ve diğer bilim kollarının da hiç şüphesiz ki en büyük yardımcısıdır.</p>
<p><img class="aligncenter" src="http://img161.imageshack.us/img161/3673/fotokoligizld7.gif" alt="" width="383" height="522" /></p>
<p><strong>TARİHÇESİ </strong></p>
<p>Fotoğrafçılığın başlangıç tarihi kesin olarak bilinmemektedir. Fotoğraf tarihi karanlık kutu içinde görüntü elde etmenin tarihi olduğu kadar, bu görüntüleri fotokimyasal yollarla saptamanın da tarihidir. </p>
<p>Sekizinci yüzyılda Cabir İbni Hayyam adlı bir Arap&#8217;ın Gümüş Nitrat&#8217;ın güneş ışığı etkisiyle karardığını bulması ve 15. asırda büyük sanatçı Leonardo da Vinci&#8217;nin karanlık odada mevcut ufak bir deliğin dış dünyadaki görünümlerini aksettirmesi fotoğrafçılık tarihindeki önemli başlangıçlardır. Sanatçılar Rönesans devrinde karanlık kutuyu buldular. Böylece, ışığın girdiği ufak bir delik aracılığıyla karanlık kutunun öbür ucunda konunun ters çevrilmiş bir görüntü görebiliyordu. 18. yüzyılda karanlık kutunun bir ucuna mercek ve diğer ucuna da buzlu cam konularak görüntü kutunun dışında görülebilir hale getirildi. </p>
<p>Işığın kimyevi maddeler üzerindeki etkisi ve gümüş tuzlarının görüntü sapma duyarlılığı 200 yıl önceden biliniyordu. 1725 yılında, kireç ve gümüş nitrat sürülmüş bir kağıt üzerine bir şekil konulup güneşe tutulduğunda kağıt üzerinde bu şeklin bir görüntüsünün meydana geldiği görülmüştür. 19. yüzyılın başında kağıt, gümüş nitrat çözeltisine batırılarak negatiflerin elde edilmesi başarıldı. Fotoğrafçılığın ilk ve esaslı gelişmesi, vernikle saydam hale getirilmiş olan kağıt üzerindeki bir görüntünün kalay levha üzerine getirilmesidir. Daha sonra, Yuda Bitümü ile kaplanmış kalay levha üzerine düşürülen bir görüntüde güneş ışığı düşen yerlerin beyazlaştığı görülmüştür. </p>
<p>Niepce ile başlayan fotoğraf çalışmaları 1829 da Jacques Mande, Daugerre ile birleşip 1837 de Daugerreotype&#8217;ı ortaya koymalarıyla birden gelişim göstermeye başladı. Bu işlem gümüşle karıştırılmış bakır bir levhanın sünger tozu ve zeytinyağı ile silindikten sonra 1/16 oranında su ve nitrik asit birleşiminde yıkanıp hafif bir ateşte ısıtılmasını ve ikinci defa nitrik aside batırılmasını gerektiriyordu. Böylece hazırlanan levha iyoda batırılıp makineye yerleştiriliyor, ışık durumuna göre 5 ile 40 dakika poz veriliyordu. Elde edilen görüntü 47.5ºC ısıdaki cıvayı kapsayan bir tepsinin içine konulana kadar ortaya çıkmıyordu.</p>
<p>1840 yılında ışığı 16 kere fazla geçiren bir mercek kullanılarak poz süresi düşürüldü. Daugerre tipi ile elde edilen görüntü çok net olmakta ise de gümüş bakır karışımı levhanın kolayca kırılması ve bu yönden çok pahalı olması fazla gelişmesini önledi. </p>
<p>Aynı süreler içinde Henry Fox Talbot bir takım kimyasal maddelere batırılmış kağıtlar üzerinde görüntü elde etmeyi başardıysa da yavaş yavaş kararması ve görüntünün net olmaması nedeniyle kolayca unutuldu. Ancak Talbot&#8217;un bu buluşu için ilk defa &#8220;FOTOĞRAF&#8221; kelimesi kullanılmıştır. Bir süre sonra da negatiflerin pozitife çevrilmesi başarılmıştır. Böylece modern fotoğrafçılığın temeli atılmıştır.</p>
<p>Daha sonra fotoğraf kağıtları, yumurta akına batırılarak pürüzsüz bir yüzey elde edilmiştir. Ancak bu yöntem ayrıntıları ortaya çıkarmakta başarısız olmuştur. Yumurta akının iyotlaşması ise başarılı sonuç vermiştir. Bundan sonra ıslak levha yöntemi daha donra da kuru levha yöntemi bulunmuştur.</p>
<p>Bu tarihlerde bir fotoğraf çekebilmek için ulaşılabilmiş en büyük poz süresi 1/25 saniye idi.</p>
<p>1852 yılında George Eastman, Kodak makinelerinde 10 poz çekebilen bromür kaplı Jelatin rulolar bulunan Kodak fotoğraf makinelerini piyasaya sürerek çok büyük aletler taşıması gereken fotoğrafçıya kolay hareket imkanı sağladı. Fotoğraf çekildikten sonra makine fabrikaya gönderiliyor ve jelatin film kağıttan ayrıldıktan sonra bir cam üzerine yerleştiriliyor ve sonra yeniden makineye film doldurularak sahibine iade ediliyordu.</p>
<p>1870 de Hermann Vogel emülsiyonları muhtelif banyolara batırılarak duyarlılıklarını arttırma yolunu buldu. 1880 yılında kırmızıya karşı duyarlılığı çok sınırlı olan ortokomatik filmin yanında, pankromatik filmler ortaya çıktı. Fotoğraf 19. ve 20. asırda değişik astigmat merceklerin, selüloz asıllı filmlerin kullanılması, fotoğraf makinesi ve film sanayinde gelişmelerle günümüzdeki durumuna geldi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www2.fotokoligiz.biz/fotografcilik-nedir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
